Dün siyah-beyaz bir filmde
Eski İstanbul’da gezindim bir süre
Denizinde yüzermiş insanlar meğer
Yeşile özlem duymazlarmış önceden
Sevgi yetişirmiş eski İstanbul evlerinde
Güller açarmış o evlerin önlerinde
Yine fakirmiş çocuklar
Ama gözlerindeki ışıktan anladım
Mutluydular şimdiki çocukların olamadığı kadar
Sevgi vardı gençlerin yüreklerinde
Umut doluydular yarınlara bakarken
Bir hüzün fark ettim yaşlı dostların yüzünde
Bu güzelliği bırakıp gitmek istemezcesine
Özgürdü martılar göklerde
Süzülürken kanayan yüreğime
Mağrurdu Süleymaniye
Yakıştım bu şehre dercesine
O saadet içinde ağlıyor gibiydi Haliç
Başına gelecekleri bilircesine
Sen Tanrı’nın bize verdiği
En güzel nimettin İstanbul
Sen yeryüzünün en nadide gülüydün
Koklayamadan seni bir kere bile
Soldun bak duyarsız ellerde
Biz miyiz seni bu hale koyan
Mavi gökleri karalayan
Acımasızca sana
Bin bir işkence yapan
Ne zormuş Allah’ım
Orhan Veli’nin İstanbul’unu düşlemek
Yoksa çok mu imkânsız
Eski İstanbul’u geri istemek.
Kayıt Tarihi : 11.4.2006 20:11:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




duyarlı şiiriniz için tebrikler
çağlar
En güzel nimettin İstanbul
Sen yeryüzünün en nadide gülüydün
Koklayamadan seni bir kere bile
Soldun bak duyarsız ellerde
Soldurdular... Bu bir gerçek.
Tebrikler ve başarılar...
TÜM YORUMLAR (4)