Ne koşabilirsin ne durabilirsin,
Ne tutabilir ne bırakabilirsin,
Ne ellerini tutar ne unutabilirsin…
Gönül yarasıdır,
Gönül umudu,
Gönül fırtınası, sessizliğin çığlığı...
Ne konuşabilir, ne susturabilirsin...
Öyle sevdalar vardır, biter baslar;
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten
Devamını Oku
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten



