Ezel nefesinden düştü adın gönlüme,
Rıza kapısında eridi benliğim.
Varlık hayâl oldu aşkın nurunda,
Aşkla anılan bir sırdır şimdi ERVA
Hayatın ne başındayım ne de ortasında,
Belkide sonuna doğru akıyor ömrüm.
Yaşamak zorlu bir yoldu benim için.
Saçlarımı ağartı; kalbimi dağladı...
Lakin yandım ama tütmedim!
Bir Allah var şurada uzansam dokunacak açtığım avuçlarıma...
Zira İnsan en ağır bedeli dürüstlüğü ile öder.
Ama şunu unutma, Allah kalplerin hakkını adaletiyle verir.
İnsan ağlar bazen gönlünün tenhalığında, bilir ki bir gören var.
Bir duyan var. 🥀🥀
Ey Nefsim, Uyan Artık
Sen kendini küçük bir cisim sanırsın,
Oysa âlemlerin özü gizlidir sende.
Bir damla gibi görünürsün,
ama içinde bir okyanus saklıdır aslında.
Ey nefsim, gördün dünyanın oyununu,
Ey Gamlı gönlümün sürûru,
Hasta kalbimin merhemi
Gönül bahçemin ruzi kevseri,
Livaul hamd sancağının sultanı.
Ey saba rüzgarı
Ne güzelsin Eylül soğugu üşütmeyen.
Rüzgarı sert esmeyen.
Yağmurları ağladığımı belli etmeyen
Yine de kin gütmeyen.
Ne güzelsin Eylül! 🥀
GİRYANIM
Ay gelir vurur gecelerime.
Umutlarım ışır yüreğime,
Sahi hangi yara kabuk bağlamaz ki?
Hazan düştü dalımıza, hüzün ise içimize.
Kendini sevmeyen insan,
Önce kendi içindeki çocuğu incitir…
Sonra kırdığı o sesle
Bütün âleme bağırır durur.
Kindar olur, çünkü kalbi yaralıdır.
Bir çerçevedir ki iman
gelip geçen dünyadan,
ebedi seferi seçen.
Şimdi bu mısraya hem kalem ağlasın,
hemde gülizar gözyaşların
Bir gönle ışık olduysan,
ardından gölge yürür.
Gölge, güneş sanır kendini;
oysa güneş, yoluna devam eder.
Ben kimseyi kendim kılmadım,
yalnızca kapı oldum.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!