Gel hadi bu gece iki kadeh rakı içelim.
Biliyorum rakı muhabbet ister, sohbet ister.
Ve biliyorum konuşacak bir şeyimiz de yok artık.
Ama izin ver, gecenin huzuru son kez sarsın bizi.
Benim senden başka hiç kimsem yokmuş Allah'ım
her derdim de sana sığındım
ve her sevincim de kapını çaldım.
Kabem yüreğim, içinde sen varsın biliyorum
bu yüzden elim yüreğim de ve bu yüzden
Bir faninin bedeninde koşup oynarken
beş dakikalık zevk ve ihtiras uğruna,
yaşadığın dünya da öldürürler seni...
İstenmeyip öldürülmenin acısını çekerken,
başka bir faninin bedeninde can bulursun.
Bunu fark edince,
Aşk; insanın sırtına benzer arkadaş.
Ne kadar; tutku ile seversen,
o kadar; yıpranırsın bu hayatta.
Gözlerinin önünde değil de,
arkanda duruyor diye sırtına kızıyor musun?
Aşk, hem tutkulu bir bağlanma,
AYNALAR...
------------
Merhaba...
Bugün yeni gününe nasıl başladın?
Sen yokken doğmuşum, yalnız büyümüşüm,
yalnız mı öleceğim babam ?
Tutmadın ki hiç ellerimi, yokluğunu hiç anlamadım,
sarılamadım ki sana...
Korktuğum da ya da utandığımda,
bacaklarının gölgesine bile sığınamadım.
Bazen gitmek gerekir uzaklara
hiç hesap vermeden en uzaklara.
Bazen görürsün kıvranışları,
hissedersin durup dururken isyanı.
Gitmek gerekir işte gitmesini bekleme den.
Gitmek gerekir severken sevdiğin den.
Mevlana derki ;
Vedalar gözüyle sevenler içindir,
Gönülden sevenler ayrılmaz...
On üç haziran 1983; Mahalleyi kasıp kavuran,
insanları derin acılara boğan
Bir gün gömecekler beni.
Pesinde koştuğum her şey bitecek.
Dostum dediğim hiç kimse, yanım da olmayacak.
Yalnız yasadığım hayat, sanırım yalnız son bulacak.
Belki bir yakınım bile tabutumun ucundan tutmayacak...
Yalnızsan beyaz bir çay,
demini almışsa mezelerin yanın da.
İki kadeh içince açığa çıkar acıların.
Göz yaşların yağmur gibi akar içine.
Rengarenk geçmiş, ve artık yaşanmayacak hatıralar.
İstesen de elde edemeyeceğin dünler, önceki günler.
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!