Gri bir ur gibi biter topraktan
Haber verir bize kadim şafaktan
Ne sülale adı, ne de bir konaktan
Taşın hikâyesi bir nişan oldu.
Vaktiyle bir ermiş düşer yollara
Devesi kaybolur, kalır darlara
Sormadık çoban mı kaldı dağlara
Ermişin feryadı bir duman oldu.
Devenin kaçması inadı sabrı tüketti
Toz duman olmalar cana kâr etti
Ermişin duası Arş’a dek gitti
Dillerde ilençler bir ferman oldu.
"Dursunlar" dedi "Taş olsunlar"
"Kıyamete kadar böyle kalsınlar"
Ulu Tanrı duydu, bitti her bir şey,
Taşlaşan köşek bir mekân oldu.
Yüzyıllardır yatar alt başta öyle
Hâli bir ibrettir, her dilde söyle
Rüzgârla aşınsa, küçülse böyle
Adı köyümüze bir unvan oldu.
Çocuğu olmayan dertli kadınlar
Üçetek yeldirir, ismini anlar
Kayanın dibinde kurbanlık canlar
Horozun kanı da bir derman oldu.
Çiviler çakıldı, bezler bağlandı
Ermişin sırrıyla gönül dağlandı
Kadim bir inançla bahtlar yağlandı
Dilek kapıları bir harman oldu.
Türkmen’in gözünde taşlar canlıdır
Dağı, kurdu, kuşu hep unvanlıdır
Köşektaş efsanesi böylesine şanlıdır
Maziden bugüne bir destan oldu.
Kayıt Tarihi : 12.1.2026 03:59:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!