- Hasan Büktel için -
Hayatın sessizleşmiş bir gecesinde
Beyazperdeyi araladı Sinema Abi
Filmlerin tüm siluetleri
Son kez oradaydı
Söz ver!
Yerde para bulursan
Bana
Hüznü bilen sözcükler
Pasaportsuz hayaller
Flüt fikirli bir aşk
Uykusu kaçmış dünyanın saatlerinde
Harika bir tedirginliktir aşk
Uyuyunca dünya
Aşk biter
Düşler kalır
Her şairin, şiir geleneğimizden ve yazınsal akımlardan etkilendiğini düşünüyorum.Şiirime ilişkin düşüncelerimi anlatırken, dünyaya ve kendime bakışımı da anlatmış olacağım.
Şiirimde, birçok şairde olduğu gibi, bir durumdan yola çıkarım. Yola çıktığım durumun merkezinde insan vardır. Şiirimdeki insan acı çeken - en azından acı çekmesini bilen ve acılarına ironik yaklaşabilen - hayatın küçük zorluklarını büyük bir tehlike olarak yaşayan, hayatı seven, hayatın ona getirdiği sıralamayı kabul eden insandır.
Yola çıktığım durum ve vardığım durum arasındaki ilişki benim için önemlidir. Çünkü bu ikisi arasındaki anlam ilişkisi hayatın özetidir bir bakıma. Burada yaşama kendi gözlerimle tuttuğum aynanın bir yansıması vardır; yaşanılan bir sorunun sonunda başka bir sorun vardır. Ve hayatın özeti dediğim şey, bu ikinci sorunla ortaya çıkan şeydir. Örneğin ''Dracula'' adlı şiirimde, kedinin et beklemesi bir durumdur ve bir sorundur. Ama et bekleyen kediye leblebi verilmesi benim açımdan, görünenin, körleşme yaşamadan farkına varmamızı sağlayan, dünyayı tarihsel ve toplumsal açıdan tanımlayan bir durumdur.
Önce, kendi gözlerine bakan
Yalnızlık tablosu vardı
Tozlanmış gözlerini kırpıştırınca
Tarih döküldü yere
Mitolojiler, düşler
Açlıklar, azalmalar
Kuşlar şiir yazmaz her zaman
Bazen
Haber getirirler şiirden
Kanatlarında bir Edip Cansever dizesiyle
''Sana söylüyorum yalnız
O ben ki her türlü bakışların tarihini
O gün
Sızılı bir havaydı
Yaşlılığın ağlarına sarınmış
Kaldırımda
Kaderiyle satranç oynuyordu
Sis yüzlü bir akşamda
Akvaryum balıkları gibiyizdir
Artık
Hiç yer değiştirmeyen hayatlarımızla
Kırışmış mazimizi ütülemek
Takmış koluna sevgiliyi
Keyifler gıcır mı gıcır
Vay benim ince sızılarım
Terk edilmiş
Boş odada bir fotoğraf
Ve ayna
Sahiplerinin onları unuttuğu,
Hiç görülmemenin küflenmiş haliyle
Yıllardır kilitli kalmış sessizliği açıyorlar
Merhaba Erdinç telefonunu kaybettim lütfen beni ara. Coşkun Büktel için arıyorum.
0507 4341575 Mustafa Arıkan