Sabahın ilk saatleri
Güneş gözlerini açmış çiçekleniyor başlayan güne
İşe gidiyor güneşi unutan akşamlaşmış insanlar
Giysileri solmuş yürekleri yağmur dolu
Evlerin birinde bir nine takma dişleriyle gençliğini çiğniyor
Kafeteryalarda aranıyor seviler
Kendi kendine dövünen şarkıların ezgilerinde
Oysa çok yakınlarda pençeler fidanları koparıyor
Tuhaf alışkanlıkları olan kadın
Yemek yiyor bir adamla
Kapı açıldı
Bazıları içeri giremedi
Ağzını açmış gecenin
Labirentlerinde
Akmayan hayatlarıyla
Hiçbir radara yakalanmayan ayışığı
Aydınlatıyordu park sakini Tevfik Abi'yi
Gerilmiş bir tarih sarkıyordu
Şehirlerin badanalı duvarlarından
Oteller kapalı parklar açıktı
Seni son kez
Vapur iskelesinde görmüştüm
Üstünde bir türlü alışamadığım
Manton vardı
Göz göze gelince
Önce anılar geçti gözlerinden
-Bob'ın anısına-
Hiçbir yerli
Ve kızılderili de olmayan
Hollywood filmlerini aşan bir maceranın peşinde
Ağaçtan portakal toplayan kız için
- Ayberk Çölok'un anısına -
Karşımda gece
Oturmuş
Masasında sokaklar
Beyaz takımını giyip
Peru'da bir perondayım
İçimde buğulu ayna
Eğilip
Bakınca aynanın buğusuna
Dostoyevski beliriyor
Romanlarının terini silerken
Dilek tahtasında tavşan
Yaşam tahtasında patron
Tavşan ağzıyla niyet çekiyor
''Neler gelir başa neler''
Patron paraları sayıyor
Merhaba Erdinç telefonunu kaybettim lütfen beni ara. Coşkun Büktel için arıyorum.
0507 4341575 Mustafa Arıkan