Nereden geldik, kimiz biz
Aynı sofradayız hepimiz
Birbirine kenetlenmiş elimiz
Bizlere hiç üzülmeyin siz
Bir çıkış yolu bulunur elbet
Biter acı ve kasvet
Özker Özgür doğdu Vretça köyünde
Elmaziye ve Enver’in ilk çocukları
Kıbrısta fakirlik ve kıtlık yılları
Beş yaşına kadar dolaştı köfünde
İnceledi etrafı ve insanları
Beş yaşında karar verdi yürümeye
Saatlerce kemirir beyni
Düçar eder nöronları
Yıkar mahveder içindeki
Mükemmel ahengi
Değişiyor acımasız
Dünyanın rengi
İki kere iki ister beş etsin ister dört
Hayalimle hayalini sıkıca bir güzel ört
Kırkdokuzun karekökü sekiz olabilir veya yedi
Gönlümde açan bütün güller içimi tazeledi
Hınçla dolu bir pisliktin doğuştan
Bataklıktan beslenen, lağımlarda kol gezen
Anan baban belli mi, neyin nesisin sen?
Hangi adi sorumludur bu kötü oluşumdan?
Kangren mikrobu dahi iyidir inan senden
Geldi çattı gitmek zamanı
Veda edilecek bildik sokaklara
Yıllar önce dikilen ağaçlara
Ekilen çiçeklere, sulanan çime çayıra
Yıllarca hizmet edilen işyerine
Dost insanlara hoşça kalın denecek
Doğduğum köy hayallerimde
Taştan duvarlar, topraktan damlar
Bahcede fırınlar tüter
Taze ekmek kokuları
Hellimlisi zeytinlisi bittaların*
İştahla yediğimiz
Hanımeli kokluyorum
Abat oldum yürüyorum
Vermut dudakların tadıyorum
Vira deyip duruyorum
Abıhayat içiyorum
Hem annen hem baban oldum
Yıllarca okşadım seni
Üzülünce hep kahroldum
Sevinince öptüm kokladım seni
Nazlı bir çiçek gibisin
Ateş’in gençliği İstanbulda geçti
Balık sattı, terziydi, elbise biçti
Bakkallık yaptı, yapmadığı nedir
Sorarsanız, satmadığı kaldı ip ile kendir
Sonra postacılıkta karar kıldı
Evini taşıdı köye, naçar kaldı
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!