Bir edebim var ki, kırmızı çizgim,
Çiğnetmem çizgimi, asla ve asla.
Rabbim reva görmüş, alnıma yazgım,
Mevzu bahis aydın, ehil olmaksa,
Ehil olmak için, mektebe yürü,
Maksadın topluma, vekil olmaksa,
Vekil olmak için, mektebe yürü.
VASİYET
Ben yârin elinden, içtim baldıran,
Dalıp gitti deyin, devinsin cânân,
Aklımı sorarsa, oldum çıldıran,
Çelip gitti deyin, savunsun cânân.
VASİYET-İ NASİHAT
hep,
ansızın başlar bu yolculuk oğul....
iki kapılı handan.
VASİYET-İ NASİHAT (2)
Haram lokma sokma, sakın hanene,
Her akşam yuvana "terle gel oğul"
Hızır İlyas uğrar, ekin danene,
Aklı yok, fikri yok, deli gönlümün,
Nasihat etsem de, söz geçmiyor ki.
Mecnun'dan beterdir, hali gönlümün.
Ben geçtim desem de, öz geçmiyor ki.
VAZGEÇ TABİP VAZGEÇ
Bu yara Ferhat'la, Şirin yarası,
Vazgeç tabip vazgeç, gel neşter vurma.
Bir gizli sevdanın derin yarası,
Vazgeç tabip vazgeç, gel neşter vurma.
VİRGÜL BİLE DEĞİLİM
Yadellerin bağında şakıyorsan bülbülüm
Değil bağın bağbanı,bir gül bile değilim
Başka aşka şarkılar yakıyorsan bil gülüm
Hep aynı yerden mi, çıkarmış yara?
Hep solumu vurup, vurup duruyor.
N'olur dert kendine, başka yer ara,
Hep solumu gerip, gerip duruyor.
Dinleyin dostlarım, sevda halimi,
Dedi ki cânânım, bir ateş yaktın
Aşk ile sevdayla tutuştu kağıt!
Sen benim gönlüme, sevgiyle aktın,
Döküldü gözümden, umuda ağıt.
Dedim ki nazlı yâr, hoş geldin bana,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!