İçerden çıkacak birazdan adam
Yılların tortusu çökmüş yüzüne
Alnını güneşe serecek adam
Uykusuz ranzalar suskun voltalar
Geride kalacak ve ah hüzünle
Bir gül gibi savrulup gülecek adam
Devamını Oku
Yılların tortusu çökmüş yüzüne
Alnını güneşe serecek adam
Uykusuz ranzalar suskun voltalar
Geride kalacak ve ah hüzünle
Bir gül gibi savrulup gülecek adam
Söz, kalemin ucunda bir damla mürekkep gibi süzülürken, ben onun içinde var olurum. Kimi zaman aşkın, kimi zaman firkatin hüzünlü bir yankısıyım. Kelimelerim, derûnî bir sevdadan, kaybolmuş bir vuslattan ve adı konmamış bir bekleyişten doğar.
Gecenin en tenha saatlerinde ruhum kaleme dokunur, kalem kâğıda… Böylece mısralar bir âh olur, bir niyaz olur, belki de bir derman arar kendi içinde. Divan şairlerinin izinde, eski kelimelerin derinliğinde, modern duyguların sarayında bir yolcuyum. ...



