haberim olsaydı eğer....
çıkmazdım karşına....
senin olduğun hiç bir yere....
pazarına çarşına...
çok mu zaman geçti ki....
kaportaya baktım düzgün....
boy pos endamı yerinde....
uzun uzun seyrettim süzdüm....
bir asalet vardı üzerinde...
heybeti sözleri etkiledi beni...
git diyordun ya işte gittim...
memnun oldun mu...
dönmemeye yemin ettim...
hey beni duydun mu...
anlaşılan mesut bahtiyarsın...
ne arar ne sorarsın...
bırak artık beni bırak....
sensizliğe alışayım....
bir köşede senden ırak....
yaşamaya çalışayım....
unuttum maviyi yeşili....
bam telime bir dokundum....
söylemedik söz bırakmadı....
birazcık yanına sokuldum....
mangalda köz bırakmadı....
aldı dört telli sazı eline....
kahve içmek varmış....
yarende bir akşam üstü....
gönül muhabbet ararmış....
bazen de bir akşam üstü....
beş dakika der otursun köşesine.....
birazcık ümit...
olsun yeter ki razıyım....
sahurda kahvaltım....
iftarda azığım....
tam bitti derken tutunmak yeniden....
esnerken ağzını kapatıyorsun ya....
şimdide kapat...
biraz sus be kadın....
yorulmadın geçse de kaç saat....
yeter kırılsın inadın....
ağaran saçları..
bağrına basar taşları..
eğilmesin başları..
arşı titretir..
bir babanın göz yaşları..
Kirlenmiş ruhlar ve onu taşıyan beden...
Kendini haklı çıkarmak için çabalıyor.. neden...
Ne yağmur nede su fayda etmez...
Çitilesen de bu kir gitmez...
Kendi ağzından çıkanı başkasından duyunca...
Dönüp dolaşıp sahibini bulunca...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!