kırk kilit vurdun...
kırk da düğüm attın.....
dünya seni çözemedim....
ovadan aldın enginlere attın....
dalgalarından yüzemedim....
aklım şaştı fikrimi aştı...
koyun koyuna hepsi gardaştı...
gözlerim şaştı birden ağlaştı...
soyun soyumla sanki bağdaştı....
keşke dedim dağ başında...
garip bir çoban olsaydım....
kaval elimde oturup taşında....
her bahar kuzularımı saysaydım....
sırtımda kepeneğim elimde kavalım....
yaşadığım...
garipçe bir duygu....
sadece bir kez gördüm....
başkada görmedim rüyada bile....
peki neden adı geliyor her gün dile....
GARİP KALDIM ANA...
Şu koca dünyada çaresiz ve yitik...
Ay kadar güneş kadar yalnız...
Tek dayanağım da yıkıldı per perişan...
Rüzgar da yokki neden ortalık toz duman...
Olmasaydı anam kalbimdeki iman...
ne gariptir konuşamamak...
susmak....
söyleyememek içinden geçenleri....
içinde birikir dağ gibi....
olur koca bir yumak....
istersin durmadan yatıp uyumak....
geceye düştü aşkımız....
kızıllığı yırtarcasına....
yıldızlar gibi uzaktan bakışımız....
samanyolunu tartarcasına....
sukut etmiş sanki kainat....
geçer dedim deli gönlüme....
bu günlerde geçer....
geçer geçmesinde dedi gönlüm....
elekten devede geçer...
yürekleri deler de geçer...
dön dön yine, yine başa dön.....
tüyleri yolunmuş kuşa dön....
yazık ettiler geçen yıllarıma....
umudum yitik zihnim kapkara...
düven öküzü gibi boşa dön.....
sevginin kanalları tıkanmış....
durmadan apse yapıyor....
kanal tedavisiyle geçer mi bilmem....
yalnız bir neştere bakıyor...
kanıyor...olmuş irin dolu bir derya...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!