Şükret haline
Evin varmış
Şükret halini
Telefonun varmış
Şükret haline
Karnın doyuyormuş
Dağa taşa güller ektim
Belki yar gelir diye
Ne yar geldi
Ne güller açtı
Yollar boynunu büktü
Gökyüzü ağlar oldu
Bence sen benim
Gözlerime bakamassın
Utancından saklarsın
Ellerin yüreğin titrer
Nefes nefese kalırsın
Karışma dersin karışırlar
Dur dersin durmazlar
İylik yaptım sanırlar
Haddini bilmez onlar
Benim hayatım dersin
Haydi işinize dersin
Beni görünce
Yüzünü ekşitirsin
Yemekten şişmissin
Bizi beğenmezsin
Ömür törpüsü gibisin
Tahta kurusu gibisin
Madem gönlün yok idi
Niye gözüme bakar oldun
Niye gönlümü yakar oldun
Kalbimin yarısı kalmış sende
Sende sende sende kalmış
Hurilere gözü dikmiş
Bizim sakallılar
Ağzının suları akıyor
Gözleri ışıldıyor
Sanki aynı kaptan
Çığlıkları duymalı
Birlik olmalı
Sen ben kavgasına
Artık son bulmalı
Tam bin yıl önce başladı bu öykü
Bin yıl önce doğdum
Bin yıl önce çocuktum
Bin yıl önce koştum kırlarda bayırlarda
Bin yıl önce canım yandı




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!