Rüzgar teninle sevişir
Saçların havayı serinletir
Bulutlar uğruna dizegelir
Bak bu yağmurlar senin içindir
Papatyalar yolunda yeşerir
Hasret bilinmez bir bekleyiş sanki
Takvimleri tek tek sayıp kafayı bozmak gibi
Son kalan kokunu içimde saklayıp
Unutmamak için nefes almamak gibi
Söze ne hacet
Gözler devrildiyse
Devre ne hacet
Devrimci köreldiyse
Bende biraz kendimden kattım sana
Öyle sevdim seni
Hani sende bensiz pek sevilir değilsin
Biraz naif biraz müşrif
Biraz gaddar bir o kadar kindar
Sana kattıklarım bunlar
Bir elçi olsa aramızda
Su gibi dürüst olsa
Benden habersiz haberler gönderse sana
Halimi hatrımı
Sana küsen geceleri anlatsa
Bu şehir beni yutuyor bayan
Suyu havası insanları
Buraya ait değilim
Küçük şehirlerin adamıyım ben
Bu şehir beni hasta ediyor bayan
Kılıcını biler
Keskin olması için
Hazırlığını yapar
Düğüne gitmek için
Dağda yatıp kalkar
Düşmana yakın olmak için
Yürekte yoksa ne fark eder
Kulaklar kapanır zihni terk eder
Şayet içten gelmiyorsa söylenenler
O zaman kızgın ateş bile suya döner
Yokluğunda ömrüme ne türküler sığdırdım da
Bir türlü sığdıramadım
Kalp satırlarının arasına beni
Çalamadım aklını ve kalbini
Sazın tellerini çaldığım gibi
Bin asırlık bir ağacım
Dallarım göğe
Köklerim çekirdeğe uzanır
Yapraklarımı sonbaharda uğurlar
İlkbaharda karşılarım
Kimi zaman kuşlarla




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!