Er olarak doğmuşsun,,ilk beklenti kundakta başlar,,büyüyecek benim oğlum doktor mühendis olacak.bizlere bakacak.evinin eri gözümüzün neferi....sünnet olur erkekliğe ilk adım derler nedense..bir et parçasının bedenden ayrılmasının neresi erkeklik ise…sonra askerlik..yapmazsan er değilsin..… …askerlik yapmayana kız vermezler palavrası. dağda taşta 18-20 ay sürünmezseniz evliliği hak etmiyorsunuz,illa burnunuz sürtülecek..neden bir bilen yok.. sonra evlilik seçilmiş yada seçmişsin,, yaşın kemale ermiş evleneceksin…erkeğinde evde kalma sorunu var,,””sokakta kalsın daha iyi””…artık kendi evinin eşinin erisin,üstünde büyük bir sorumluluk,,senden beklenenler,görevlerin işlevlerin ve de hayallerin var..başladığın noktadasın,, bir oğlun var şimdi..birdin iki oldunuz..,önce sev doyasıya cinsiyetine bakmadan, bırakın çocukluğunu yaşasın,,büyüyünce at avrat silah öğrenmesin,,sevgi dürüstlük hoşgörü kılavuzu olsun..büyüyünce ne olacaksın,en çok kimi seviyorsun,hadi bakim benim oğluma pipini göster,demeyin dedirtmeyin..çocukken hoşunuza gidenler erişkin olduğunda sizi rahatsız eder,silah geri teper..çocuklarınız sizin aracılığınızla dünyaya gelirler,onlar size ait değiller....erkek güçlüdür,erkek ağlamaz,erkektir ne yapsa yeridir,,söylemlerini bırakın..gerçekten canımız canınız çok yanıyor bu yüzden… severken lütfen dikkatli olun acıtmayın yüreklerini…unutmayın çocuklarınızın doğarken babalarını annelerini seçme şansı yok…ama sizin anne baba olma seçeneğini seçme şansınız var… ona olmasını istediğiniz seçenekler sunmayın...seçenekleri ona bırakın…
Tayfun Bulut
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




'yaşam kadın ve erkeğe farklı yükler yüklüyor ve bu ağırlığın altında insanlığını yaşayamıyor tespitleriniz güzel..'
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta