Ne o yasmı tutuyorsun neden yüzün gülmüyor
Gözlerin nemli senin hiç kimseyi görmüyor
Mutlu görünmek için ettiğin tebessümler
O kadar yapmacıkkı bir dakika sürmüyor
Sen böyle kahr olurken varmı yüzüne bakan
Bırak beni ağlayayım dokunma bana
Gözyaşı dökeyim ben kana kana
Hadi git birtanem bakma arkana
Benden sana hayır yok bundan böyle
Hüzünler sevdiğim dert kahır dostum
Kendimi çok kısa anlatacağım
Ne hoyrat kasırga ne yanar dağım
Meçhule yol almış kuru yaprağım
O savrulan benim savuran benim
Meçhul işte belli değilki yönüm
İnandığı şey nedir bilmeyenler
Yaşadığı şeye inanır derler
Hak kıtabı rehber eylemeyenler
Başıboş avare kullara benzer
Kendisi inanmaz fakat inananları
Baştakiler dinleğin size sesleniyorum
Başbuğun yokluğuna alışın artık beyler
Küs durmanın zamanı sırasımıdır şimdi
Kucaklaşın öpüşün barışın artık beyler
Kırgınlar küsler varsa tekrar yuvaya dönsün
Ekmeğimi yiyip suyumu içen
Düşmanım olanın safına geçen
Ölmeden diriyken kefenim biçen
Soysuzun sütsüzün gözün oyarım
Bu ülke bizimdir zoruna giden
Gözlerime bakıp merhamet etme
Üç beş laf eyleyip hemencik gitme
Bir şeyin yok deyip beni delirtme
Onu birde bana sor buket hanım
Bundan sonra kime ne veririmki
Derde derman diye bütün cihanı
Yıllarca dolaştım durdum her yanı
Ya çekip al benden bu şirin canı
Ya yarama merhem bul buket hanım
Sıkıntım ne içki ne kadeh meydir
Dertlerimi heybe heybe doldurdum
Yükledim kervana yola koyuldum
sahralar ovalar dolandım durdum
Yükümü dökecek yer bulamadım
Çevirdim kervanı dağlara vurdum
Bugünde hüzünlü gamlıdır gönlüm
Geriye dönüş yok uçurum önüm
Tarifsiz çileyle geçiyor ömrüm
Bedenim bir yanda ruhum bir yanda
Yürek matemdedir sinem dağlanmış




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!