Giymişsin başına bela börkünü
Sırtlanmış gidersin çile yükünü
Taş duysa çatlardı hayat öykünü
Çaresiz biçare yorgun yüreğim
Derin hülyalara dalmış gidersin
Zalimlerin zülmü ebedi değil
Az kaldı bitecek bitmelidirde
Zorla gasp ettiği saraydan köşkten
Defolup gidecek gitmelidirde
Zırhınız yalandır kalkanınız din
Devlet,ten Millet,ten bana ne gali
Kumla sahilinde at oynatiyom
Ufacık bir dene dükkanda açtım
Bir,e aldığımı on,a satıyom
İşlerim çok gözel tahsilat eyyi
Elli yıllık partisine ihanet
Eden şerefsizdir edenler alçak
Edenlerde belli oldu nihayet
Eden şerefsizdir edenler alçak
Takılıp bir kangalın kuyruğuna
Vatanım ağlıyor Milletim yasta
El avuç açmışız düşmana dosta
Çocuklar üşüyor yaşlılar hasta
Üzülme bu sana ne külfet ne yüktür
Dayan be Türkiyem Allah büyüktür
Hayallerimiz Turandı kızılelma ülkümüz
Karadeniz marşımızdı Tuna nehri türkümüz
Gözü kara bozkutlardık yelemizdi börkümüz
Akit,lere boğdurdun bizi bilge Bahçeli
Onur gurur kişilik bırakmadınız bizde
Aklımızda fikrimizde
Öykümüzde zikrimizde
Gönlümüzde gölümüzde
Tarımızda Türkümüzde
Kızılelma Ülkümüzde
Sazımızda Sözümüzde
Kapında yallanıp beslenen itler
Doyunca ihanet ediyor beyler
Kapına düşmanın dayandığında
Kuyrugunu kısıp gidiyor beyler
Sen semirttin verdin kemiği eti
Havlayan kurtlarla uluyan İt.ler
Uğursuzluk getirirmiş derler yiğitler
Yaşayan meyitler asalak bitler
Bizim safımızda bizden olamaz
Kemik yalayıcı yal bekleyenler
Bu devir bu devran hep böyle gitmez
Bugünkü şatafata gösterişe kanmayın
Her şeyin bir ilki birde sonu var
Elinizdeki güce kudrete aldanmayın
Gün gelir devran döner kesilir soluğunuz




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!