Yere düşen gölgemi bile sen sanmıştım bir zamanlar,
Oysa insanın en sadık dostu, kendi dizlerindeki yaralarmış.
Uzatmadığın o el, aslında bana verilmiş en büyük dersti;
Anladım ki, başkasının kanadıyla uçan, gökyüzüne hep borçlu kalırmış.
Artık bir başkasının insafına bırakmadım kalbimi,
Söküp aldım o karanlık kuyunun en derininden.
Gözyaşım bir nehirdi, üzerime setler kurduğun;
Şimdi o nehir taştı, geçiyor senin ördüğün o bentlerden.
Avuçlarımda Nasır; Kendi hayatımı enkazdan çıkardığımın kanıtı.
Gözlerimde Çelik; Bir daha hiçbir yalanın eritemeyeceği o soğuk kararlılık.
Adımlarımda Yankı; Artık birinin peşinden gitmenin değil, kendi yolunu açmanın sesi.
Yalnız bırakıldığım o gecelerde , kendimle tanıştım ben;
Meğer ne kadar kalabalıkmışım, ne kadar da dev bir orman.
Sen beni yokluğunla terbiye etmeye çalışırken,
Ben yokluğunun içinde yeşerdim, oldum koca bir vatan.
Bak şimdi o kadına;
Saçlarını rüzgara değil, kendi iradesine savuruyor.
Kırılan kalbinin her parçasını birer elmas gibi işledi,
Artık kimsenin ışığına muhtaç değil, kendinden parlıyor.
Kayıt Tarihi : 5.3.2026 05:08:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!