Söylenir söz daralır nefesin
Sürer se izini kısılır sesin
Titrer elin kırılır kalemin
Yüreğin daralır sazın çalmaz.
Gölgelense seni takip eden
Öyle güzeller gördüm, senin gibi bakmadı
Sözünü sözüm bildim, diyecek sözüm kalmadı
Bir çift göze vuruldum, senin gibi yakmadı
Beyhude geçti ömrüm, tadım tuzum kalmadı.
Zehir olsa içerim elinden, sensiz balın tadı yok
Ey erenler hele hele bakın o yâre
Aklımı başımda koymuyor benim
Uslanmadı deli gönlüm bi çare
Hallerimi kimse bilmiyor benim
Ağacım yaprak döker dalımda
Temmuz’un bağrında bir kara duman,
Srebrenitsa yandı, vermedi aman.
Avrupa’nın kalbinde durduğu zaman,
Binlerce can düştü toprak altına.
Mladiç denen zalim şehre girerken,
Bekliyorum her gün, sabah olmuyor,
Uzuyor karanlık, güneş doğmuyor.
Ruhum kabzasında huzur bulmuyor,
Huzur, neredesin? Beni bulmuyor.
Gözlerimi diktim uzak yollara,
Garibin afakını sarmışa gam ile keder
Zalim kullar bırakıpta, seni terk eyler
Huda verdiyse gamı, birgün terk eyler
Cahil ile çıkma yolla, sonra çıkar molla
Terki diyar etmezse riya ile hille
Nefse köle olan kişi,
Kıramaz hiç bu bendini.
Yalan olur dünya işi,
Bulamaz öz o kendini.
Dünya malı gözü boyar,
Memleketin her köşesinin sıksan çıksa suyu
Sana bana beleşten içirmezler bir gıdım suyu.
ENGİN TOPKAN (22.08.2020)
Sitemini ettin uyamadın çağrıma
Heba ettim tüm hayatımı uğruna
Çivi gibi çaktın sevdanı bağrıma
Bakamadın özüme, sustum sevgilim.
Sendeki yürek değil gaz beton sanki
Zaman dairesel bir ilmikti, kırıldı...
Mekân kendi hacminde eriyen bir gölge şimdi.
Üçüncü boyutun o dar, o çürüyen hapishanesini yırtıp fırladı ruhum;
Aynı anda, aynı nefeste, hem en dipteyim hem en uzak galakside:
İçimde Süveyda.....Karşımda Rüveyda...
Süveyda; bilincimin o dokunulmamış, o rahim karanlığı,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!