En Üst Perdeden Ters Parende

Habibe Merih Atalay
561

ŞİİR


8

TAKİPÇİ

En Üst Perdeden Ters Parende

Tanrıça edasıyla, sadece düşünceyle
Oturttuğum yerden, oldurup bitiriyor
Varedip yokediyorum herşeyi!

Kafamın içinde tarihler yazılıp
Tarihler çiziliyor uygarlıklar kurulup
Bunalımlar üzerine çöküşler
Estetik tarzda doğru bir örtü
Olarak sarmalandırılıyor
Dırdırdır! Dırdırdırdır!

Başarısızlığa uğratılıyor sol düşünüşler
Bir kez daha... yine büyük bir hayal kırıklığı...
Amerika'nlarla yine sapmış bir yönde
Gündem verdiren problemler
İhraç ettiriliyor tüm insanlığa...

Geç doğumlu bir düşünselliğin
Elinden tutulup bebekçil adımlarıyla
Umutçul bir inşaatçılıkla taytay tay
Yaptırılıyor inatla! Ama ne inatla!

Sonra geliyor en klasiklerden
İkili çatışkılarımıza sıra:
Kulübeyle Şato - Varsıllıkla Yoksulluk
Aydınlıkla Karanlık - Karbondioksitle Oksijen
Geri dönüşmeyle Entropi- Barışla Savaş
Hoşla Nahoşumun danslarını izlemek üzere
Güleç akyüzümle konumlanarak
Tahtırevanımın çevresindeki görünmez
Encümen azalarımla tepelerine
En tapelerine!

Boş bir araziye meşhur meşru bir
Düşün Kulübesi kondurup, yancağızına da
Sahipleri şaibeli zenginler şatosu inşa edip
Tapınılacak yapıtımın diğer değerli
Eğerli aşamalarına geçiyorum.

Çoook yoruluyorum, çook!

Onurunu koruyan ölümlü insan zihniyle
Ölümcül bir tanrıça da ancak gerçekten
Rahat bir bakış açısıyla tıpkı böyle
Düşünüp kurgulayabilirdi tüm olguları!
Hah ha!

Bir nebze de olsa içi soğumuş olmalı
Bu çılgın yap!hıncımın! Acaba şato ve
Kulübedekiler de aynı fikirdeler mi benimle?

Neden aynı araziye kurmuştuk ki sanki;
Kulübeler kulüplerle
Şatolar şatobrianlarla
Gökdelenler göktürklerle
Fabrikalar fabriklerle yan yana
Birbirlerine daha en en baştan
Mesafeli konumlandırılabilirlerdi pekâlâ;
Neden bu kadar yakın kıldık ki!?
Ben de anlamış değilim pek!
Herhalde çok sıkılıyor olmalıyız bir arada
Anlamlandıramıyoruz, eğlencesine
Benzerler benzerleriyle karşı karşıya
Olsalar daha makul çatışkılı eserler
Çıkmaz mıydı ortaya; çıkardı elbet!

Gayette çıkardı.

Tamamen katılıyorum, aynen!
Gayette! O zaman... birinden birinin
Diğerlerine tercihinde şans yazalım kaderlerine!
Şato Kulübe Gökdelen'den,
Hangisi bitsin hangisi gitsin
Hangisi kalsın?

Zor bir triatlon! Yine!
Hiçbiri... Seçimim aydınlık bir gökyüzü
Penceremde öten bir kumruyla bu kez
Çırpışmayan kırpışan yıldızlar samanyolu
Meteorlar galaksiler uzayın derinliklerinde
Duradursunlar yerli yerinde uçsuz bucaksız
Sonsuzluğumun evreninde parlasınlar
Hiçliğin camgöbeğinden döllenmiş
Romantizmle!
Oh! Be!
'Sıfır Plân' diyoruz yani...

Ama unutmamalıyız ki Roman-tik-lik de
Bir plândır ve onun daha da sıkı sıkıya
Hepsini içeren tüm düzenle programlanması
Gereklidir hepsinden önce!

Her şey zamanında olmalıydı
Zamanım gelmişti geçmişti
Çoktandır olmalıydı evet
Bu benim gerçeğimdi
Seçilimim bitmişti

Bir çeşniydi kaydedileceklerim,
Daha da kaybedeceklerime, o kadar!

Evet kendimi biliyordum artık ve anlıyordum
Tanımış tanışmış tanıtmıştım bu beni bu bana
İşte sen işte ben yine ikiye bir biliyorduk
Bu olmaktan başka türlü olmaya
Aşırtamazdık daha fazlasına
Daha fazlasını aşıramazdık

Seçeneğimiz yoktu
Bu böyle bir varoluştu

Kendime güvenli de hissediyordum
Her şeyi yapabilirmişim gibi
Öyle de bir varoluştu yani
Sadece kağıt üzerinde
Kelimeler dünyasında
Yıldırımlı Şimşekli filan
Moderatöre Otöre
Gerek yok Notere
Anında, hemen!
Şak! Şak! Şak!
Atalırdı imzalar
En ayrılıklı gayrılıklı
Gayette insafsız istifimiz
Bozuşmadan na-fakaymış
Manfakaymış
Üst-alt muhakemeymiş
Temyizmiş yok efendim
Bizde öyle şeyler, yok yook
Ne lüzumsuz işler!

Bunun dışında, kalemi bırakıp
Defteri kapattığımda, okunmuyordu
Benim esamem bile dokunmuyordu
Sus pus oluyordu cehennem kuşatmalarım
Şu kuşaktan girip bu kuşağa çıkıp
Ben bile düne kadar
Güya bilmiyordum
Yoktuğumu...
O derece!

Aslında ben...
Ben ben dediğim şey bir
Yokluktan ibaretmiş
Hem de çoktandır...

Hiç olmamışım ki ben aslında

Tam da aradığım şeymişim de aslında
Tam da edebi ebedi bir kahramanmışım!

Evet komik değil mi?
Evet, şimdi daha bir komik
Acılı bir gök güldürüsüymüşüm!
Tam da!

Sözlerim düşünüşlerim defterlerin
Arasında kalacaklar, ruhum da
Bu sözlerin içinde bir müddet dolanarak
Esip gürleyip terör estirip donup kalacak...

Sonra üzerimden Mısır'lı-lar geçirecek
Yine iliklerimden ilmikleyip
Ne bu kadnem nazar! deyip ben
Kendinimi öküz sanıp
Ordularımla sapır sapır döktürecek
Sivas'ı sol'muş köprü bacaklarımdaki
Geçmişinde 'Aranıyor!' afişlerim...
İyice kapkarışacakmış tarihim!

Kimsenin okumadığı bir kişilik olarak
Daha doğmadan bilinmezlikte kalacağımız
Daha nice ilâhi ömürlere parlayarak
Vinaigre de champagne niyetine
Patlatalım sarımsaklı sirkeyi!

Şanslıydım da anlaşılan aslında... belki de
Uğraşmamı gerektiren trent bir şey yoktu
Uğraştırtmam yaş arttırtmam,
Gerekmiyordu Çin işi cinimim
O müzaye senin mu müzayede benim...

Yaşamın gerçek yüzüyle yüzleştirtmem
Çalıştırtıp çabalatmam çatıştırtıp
Ter döktürtmeme gereksinmeksizin
Oluyordu zati olan! diyordum böyle...
Evet... Tembel bir Çekir-genin
Frontal Lob Çariçesiydim...

Hayat çamurumdan çıkarttırmak
Belirginleştirtmek istemiyordum
Doğalımdan açmış bir Eğrelti'yi
Nilü'lüye ferleştirmek filan
Büyük emekler harcatarak
Bana göre değildi 'mücadele'yle
Hem de sonradan görmelikli bu
Ağır tacı taşıtmak!
Yok artık daha neler! di...

Tamamdı o zaman
Anlaşmıştık kendimizle
Hiçbir mücadeleye teşni
Bağımlılık sokturtmuyorduk artık hayatımıza

Kendimizi olması gerekenlerden başka
Hiçbir şeye asla zortlatmıyor
Hortlatmıyorduk Bolu'yu,
Bursa'yı asla!

Üstün insan olmak mı?
Yoo! Ne lüzumu var durup dururken
Gerekmiyordu, asla!

Büyük bir başarılar elde eden, ağır çekimle
Başarıdan başarıya koşmalar salyangozu mu?
Hadi canım hadi başka kapıya sümüklü!
Bizde gereksinim yok sana, asla!

Çok şey başarman gerekmez
Olduğun gibi nasıl mutlu hissediyorsan
Öyle ol! Mottosuyla...

Zamanın gelince her şey
Daha aydınlık gelir ve daha iyi hissedilir
Güvenerek emin adımlarla kendini sevmeye
Eminem Eminem ilerleyeceklerdi el ele
El-emin sayesinde ve...

Sanırım sevmişlerdir böylesini...

Seçimimin sonucu:
The award goes to 'Slums of Thought'!
Le prix est décerné à « Slums of Thought » !
Die Auszeichnung geht an „Slums of Thought“!
Hapars holech lataskonot oni shel mehashavhem!
Aljayizat tadhhab 'iilaa "'ahya' alfikr alfaqirati"!

Ödül "yoksul entelektüel mahallelere" gidiyor!

Habibe Merih Atalay
Kayıt Tarihi : 24.06.2026 12:34:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!