Bir tabloydu aşk,
Karakalem çalışması belki
Ya da yağlıboyadan alırdı rengini.
Önce beyaz ve sarı,
Derken ansızın geldi kırmızı…
Ölümün gülümseyen dudaklarıdır, zaferin kollarında;
Bir cihad çağrısıdır, zaferin kulaklarında;
Ölüme bir davettir, zaferin ağzında…
Bir bardak su içebilmektir; faturasız zaferlerde;
Bir ışık yakabilmektir; bir göz oda zaferlerde;
Aya bakınca seni hatırlarım Ayçelen
Yıldızı kayarken görürsem seni anarım
Çan sesi gibi çınlarsın kafamda Ayçelen
En güzeli olacak bu yaşanmış aşkların
Leyla oldun sen, Mecnun ettin beni Ayçelen
Ebediyyen en güzelisin iki dünyanın
Sordum zamana anlat "Ben Kimim" diye,
Anlattı beni bir bülbül edası ile.
Bir sevinç, bir çığlık kalpleri bürüdü,
Güneşin yeryüzüne indiği gündü.
Bin dokuz yüzlü yıllar yaşanırken
Çocuk sesi yükselir harman yerinden
Kapıyorum gözlerimi
Güllerim solgun...
Görünmüyor artık gamzem
Gülmek şimdi tek korkum.
İnatlaşmam boşuna,
Bir zaman boğazdan Sarıyer’i izleyerek insanları seyre daldım
Bu ne güzellik böyle! Denizi cilveli,doğası süslü bir gelin sandım
Methini izah için hoş sözcük aradım gönülden, inan ki bulamadım
Gördüğü an lal oldu sözüm,tümcenin aksine kifayeti bitti dilin.
Ruhumuzun Heykelini Ararken
Ruhumun heykelini arıyorum…
Gecenin karanlığında, gündüzün aydınlığında
Sabahın hayrında, akşamın şerrinde
Güzün mateminde, baharın neşesinde
Arıyorum ruhumun heykelini….
Sazındaydı yurdumun neşesi,
Yeşillenen ağaçlarındaydı
Baharın güzelliği,
Ve çiçekleriydi
Kuzularının can katan gülümsemesi…
Yüreğimi yakan kutsal davanın.
Közlerinde kaybetmişim uykuyu
Dertlerle bölük bölük nice mazlumun
Gözlerinde kaybetmişim uykuyu!
Zalimce öldürülen müslümanların
Bir mürşit bir gün talebelerine sorar, öğrenciler yanıtlar:
Malın değerinden kim anlar?
- Tüccarlar.
Etin değerinden kim anlar?
- Kasaplar.
Elmasın değerinden kim anlar?
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!