Bir tutam kardı bazen mutluluk,
Bazen sevdiğinin mutluluğu,
İnsan hiç ister mi umutsuzluğu?
Olmasa ne anlamı kalırdı mutluluğun?
Sırası gelen gidiyor işte görüyorsun.
Bu gece muğlak bilmecelerle çıktı karşıma rüyalarım,
Aksine bir o kadar netti kafamdaki hülyalarım.
Muhayyilem geceyi bile güne çevirmeye hazırdı.
Kalbim her gece aklımdaki doğruları kazırdı.
İçimde yıllardır bitmek bilmeyen kesafet…
Bir kış sabahı soğukluğu vardı üzerinde,
Oysa içinde yanan alevler gözlerinden fışkırıyordu...
Bu havalarda bir başka oluyor içim,
Huzur doluyor bedenimin içi.
Bahardı gelen doğaya;
Bana gelense bir miktar mutluluk ve yaşam enerjisi...
Biliyorum,sen küçüksün otur!diyorlar.
Genç Osman'ın tahta çıktığı yaşı bilmiyorlar.
Sen onlara öğretirsen,
Seni adam yerine koyarlar
Anayasa diyor ki:sen daha çocuksun!
Belki bendim yolundan gidemeyen.
Engebeli yolda sağa sola ilerleyen,
Sırtımda çanta, ağzımda geviş getirerek
Belki de bendim yanlış yolda ilerleyen.
Düz yolda yürümem, istemem.
Bir çift göze bakmak daha anlamlı artık.
En derin deryanın maviliğini ararsın gözlerinde,
Bazen en canlı çimen rengidir gözleri,
Bazense alev gibi ışık saçar etrafına
Çünkü o, en anlamlı gözlerdir senin için.
Evdeyim, canım sıkkın; kafamda deli sorular...
Dışarıda yerin dibine girmeyi bekleyen borular...
Çeşitli insanlar var dışarıda, bu yaz gününde.
Bir çocuk bağırıyor, kızartma istiyor öğününde.
Biraz düşünüyorum, ne gariptir çocuk olmak.
Aşk bekleye bekleye söner,
Sevda bekleye bekleye pişer.
Bizimkisi sevda...
Bir gül yüzlü Dilruba'ya kapıldı gönül,
Bir gülümsemesine muhtaçtı gönül.
Bağırmak istiyorum, bağırabildiğim kadar.
Belki o zaman anlarsınız beni.
Dersiniz: “Ne seveni vardı ne de gideni.”
Anlaşılmak isterim ben de herkes gibi
İnsanlar anlamıyor, inan bana kalem




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!