Gözlerime ad koysan;
'Kör' olurdu...
Can çekişirken de bu can seni çekerdi
Kül oldu kor
Maksadım dua değil...
Sana dokunduğum bu elleri açıp,
Avuçlarımdaki kiri gösteriyorum aslında,Tanrıya...
Arada bir kanar,yarada bir alaz sancı...
Bir işe yarasan,kabuk bağlasan mesela
Hiç değilse yaralara yaransan...
Olur,
Olabilir,
İstanbul’dun
İsten bulmuştum seni kirli kentte
İstemeden dulu kaldım yokluğunun
Yok oldum..
Gözümü ağladım güzümün önünden gitmedi gidişin
Ama şahsen değil mi?
Bütün gidişler şahsen...
Bütün hamleler de şah,Sen...
Mat bir renktir tenim
Susmak ten’den ve sen’den ölü hikâyelerini toplamaktı ve ne zaman nerde sussan, ben orda biz mezar kazıyordum ceset sayıp bedenimi, gömüyordum kendimi bedeninin toprağına…
Bakışların yaşam kıyısında tarihsiz…
Zaaf adı altında ezilen gözlerim ve sensizlikten gayri yere bırakamadığım kendimle, ağzıma geleni saydım sana…
Adından başka bildiğim yokmuş…
Bir an var ki, yokluğuna teselli ikramiyelerinde, birileri anlar ki az süsü verilmiş bir çokluğun yokluktan ve gırtlağına kadar tokluğundan…
Damıtıldığında ve tortusunda saçlarının bana hep kalan rüzgârlar…
YEL VURUŞLARI - III
Firavunlar secde ediyor bak
Yoksun diye bed kaldı dualar..
Durma!
Aklımın uçurumundayım yine..
Sıradakilerin içinde,
Sırasıyla gelen acı sancı üst üste,
Sıradaki dedim de,
Hiç sıraya girmedim bile bile..
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!