Bir gün dağ gibi dikilsende karşıma
Sana İtiraz edecek dil tanımam
Lavanta kokulu gemiler yapıp yanağından
Sana gamze olmayacak çukur tanımam
Ayrı dünyalara sen lazım
Neşeli günlerde saklanır umutlarım sarı çekmecemde
Dilsiz değil konuşur kalbim hıçkıra hıçkıra
Yıldızın gazabı ancak sabaha kadar yağmurlu
Gülsün,gül yüzün zaten etrafımda var gözü yaşlı limonlu yüzler
Mum ışığında içtim sek acılarımı
Bir cinayetin
Arkasında bırakılmış
Geride unutulan bir iz gibi
Kalmalıyım gözlerinde
Ve sigaramı
Her bir tuğlanın
Birlesmesinden oluşur
Hayatların birleştiği evler
Sevinin dostlarım sevinin!
Çocuklar,balonlarıyla sanat oluşturuyorsa
Gökyüzü bizim...
Hediyem olsun dünden kaçan,sürgün kararlarım
Nafile yollarımda bıraktığın izler,göre göre
Tunç sabahlarında güneşle sevgili yabancı duygularım
Feda kollarımda ki boş bakan boşluklar,bile bile
Hediyem olsun kör talih ve rakı bardağımdaki son damla
Yadırganmış aşkların yoktur telafisi
Yağmurda bile çıkmaz pis izi
Aşk dört duvar arasındaki kırmızı çizgi
Neden benim kırmızı çizgim sen değil?
Bugün demir attım kalbine olan sonsuz yolculuğuma
Başbaşa kalmadığım bir şehirle
Yüzleşme günüm bugün
Tüm sevaplarıma yaptığım serzenişle
Ne günahı var sözün
Uyuduğumu gören oldu mu bilmiyorum
Siyah gömlek
Deri ceket
Ve kır gibi uzanan saçlarının
Hemen üstündeki buketle
Ne güzel olmuşsun
Her karede
Büründüğüm poz farklı
Mesela gözlerinde tabutumu
Kalbimde seni taşırlar
Aşk kapısını
Ne olduğunu bilmeden sevdim seni
Kim olduğunu bilmeden...
Eğer Aşk bir kar tanesiyse
Bizim aşkımız bir çığ...
Ne olduğunu bilmeden sevdim seni
Kaderin yolunda yürüdüm hep




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!