SONSUZLUK RÜYASI
Ve sonsuzluğu sığdırıyorum
Bitip tükenen günlere
Cennetten biraz düş çalıyorum
Daha güzel bir ölüme yaklaşıyorum
Tükenen biten ne varsa unutarak
Boşuna çatlatmadım parmaklarımı
Döktüğüm terlerin tuzuna sor beni
Kaldırımlar tanımaz ayaklarımı
Gurbet yollarının tozuna sor beni
Kuramam zengin hayallerini
"Ahmet'e"
Hangi dert hangi tasa hangi bela uyutmadı
Ayrılık bu haindir yakar adamı
Söyle gardaş, söyle yoldaş derdini söyle
Yok, birşeyler var arada olmazdık böyle
SÛRET (Aynadaki Yüz) S Û R E T
Elim, ayağım, gözüm, özüm, suretim insan
En şerefli varlığım yeryüzünü sürülen
El salladım aynalara Dünyaya gülümsedim
İçim kan ağlarken Yüzümü astım duvarlara
"S Ü R G"
ve azaldı Cenne
Dünyaya düştüm...
Önce aşka, sonra dara
Çekilir değil bildim
Yarım kalan um
SÜRGÜN
Sürgüne gönderildim yanından
Bilinmez tenha yolara doğru
Döner miyim sana bilmem bu yoldan
Sırtıma yağarken hasret yağmuru
T A R U M A R
...
Kıvrıldı yollarım daraldı ömrüm
Ne yöne dönsem bilemedim,
Önüm duman, sis, boran, kar
İçimde yıkılan dağlarım var
Telaşlar yaşadım en tatlısından
Bağlanmak bir şeye kördüğüm olanında
Sevdadan çözülmemek
Sevdaya ezilmemek
Sevdada üzülmemek için
"Her canlı ölümü tadacaktır. Sonra bize döndürüleceksiniz." Ankebût Suresi 57. Ayet
TOPRAK
Genç, ihtiyar aciz, yağız
Yaşıyoruz, bugün sağız
Toz dolacak burun ağız
GEL (Toprak Olup Çürüde Gel)
Sensin bana benden yakın
Başkasını sanma sakın
Gözlerine yeşil takın
Saçlarını sürüde gel




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!