ben hiç böylesini görmemiştim
vurdun kanıma girdin itirazım var
sımsıcak bir merhaba diyecektim
başımı usulca dizine koyacaktım
dört gün dört gece susacaktım
yağmur sönecekti yanacaktı
sameland seferden dönecekti
Öyle sevdalar vardır, biter baslar;
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten
Devamını Oku
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten




kanıma girdin kabulümsün.....
şimdi kim saçaklardan asılmış akşmlrı görecek kadar uzun izleyerek geziyor sokakları.hangimiz kabulleniyoruz kanımıza giren vurgun sevdaları ya da böyle basit sözcüklerle ve böyle muhteşem anlatabiliyoruz sevdamızı.öyle büyükken bile şiirinde büyük harfleri kullanmayacak kadar mütevazi kaptana saygılarla...
Mükemmel ne söyleyebilirim ki
İşte Attila İlhan...
Her zaman gerçekçidir.
Bir şiirinde gemileri vururlar, ne korkunç cinayettir.
Bir şiirinde kötümser yapraklar intihar eder.
Bir diğerinde İstanbul, serseri olur, kahpe olur, yalancı olur, adam gibi adam olur; insan olur bir şehir, ne iyi ne kötü; insan gibi yaşar, öldürür.
Öyle gerçekçidir Attila İlhan. Okuyan sarhoş olur.
Onlar gibi olmayan, başka olan nerede?
Buldu mu onu gerçekten, bir rezil çarşamba sabahında. Her şeyin deşında ve salt kendi gibi olanı, başka hiç bir şeye benzemeyeni?
Yoksa bulduğunu mu sandı?
Biz bulacak mıyız? Böyle yaşayacak mıyız? Kaç kere bulacağız. Kaç kere yanılacağız.
Bir şiirinde
Bu şiir ile ilgili 44 tane yorum bulunmakta