I.
Kimsesiz ev yokluğumdan sağ çıkmış,
İçeri davet etmiyor beni.
Zilsiz bir kapı var önünde beklediğim;
Camına, perdesine yabancıyım sanki...
İki zıt gönül bakar durur birbirine.
Mesafe 16 taş 8 kare, yine de ulaşamaz sevdiğine.
Bakılınca tahtaya dikkatlice,
İkimiz de aynıyız, aşkın özüne inince.
Beyaz koyunca gönül gönül üstüne,
Kollarımdaki prangalar tüyden hafif
İradeye sahip olmanın ağırlığı var düşüncelerimde
Bu yalnızlık ülkesini terk edersem vatan haini diyecekler
Ve başka yer yok gidilecek
Dünyada adı sanı unutulan yerler pek az
Kimse tanımıyor beni
yağ
Notaların arasından sızıyor
mur damla ları
Bir akvaryum beliriyor hayallerimde:
Rengine sen karar ver.
Öl!
Bir yolculuğa da ölerek başla.
Yaşam
Omuzlarının arkasında kalsın,
Tutsağı oldun nefesin!
İsraftı sana yaşamak; işkenceydi,
/Yazgı/
Ben ki, adı sanı bilinmeyen kitaplarda yazanım.
Her bir âşık okur: kendi karanlığını kusmak için.
Kök salar karış karış toprağa muntazam saçlarım;
Sırtım taşıyamıyor ruhumu.
Kambur değilim, eziliyorum
İçimden içeriye.
Dünya küçük bir çocuk,
Babasının omuzlarına tırmanan;
Şimdi anladın mı boynumda duran yükü?
Göz kapağı tüyden hafif bir gölge
Ruhunu kaybedip derinlere dalıyor.
Sonsuz hüznün bahşedildiği gecede
Yalnız aynaya bakarken gözlerini açıyor.
Sanılandan çok daha yorgun,
Yağmakta ömür kimine hırçın
Kimine uysal damlalarla,
Anılar bir an kuruyor
Gri/altın renkli ordular yağan
Bulutların altında.
-




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!