Hayatı yeme üzerine kurmuştur yoksulluk görenler
Bahçemdeki taflanı sordu böyle biri, yenir mi bu?
Yok dedim yenmez süs,
Öyle ise sök at onu, yenecek bir şey dik yerine
Toprağı etme ziyan
Müze gibi evleri sevmem oldum olası
O süslü evleri sen korursun, ev dediğin seni korumalı
Bekçileriyiz evlerin sanki, misafir mi kaldı
Kıyamadığın eşyaların odaları hala kilitli
Kim bilir kaç yıl daha yaşayacaktır eşyaları
Mutlu olmak için çok paraya ihtiyacın yok
Sağlıklı olmak yeter
Mutlu olmak için, güler yüzlü ol, mesela
Gülene, güler hayat
Hakkın olmayana el uzatma,vicdanın rahat olsun
Hep aynı hatayı yaparsan,bela eksik olmaz başından
Doksan dokuz ismi var, bir adı ALLAH
Adıyla başlarsan, doksan dokuzu sende var zaten
Zikir et isimleriyle, ne diliyorsan
Evlilik kutsaldır, saygılı olmalı
Eş demek, eşit demek, kimse kimseye köle olmalı
Eşler uyumlu dans etmeli, birbirlerinin nasırlarına basmamalı
Evlilik dediğin, iki ayak, iki bacak, uyumlu adımlarla yürümeli
Elbette hangisi doğru ve mantıklıysa, haklıya vermeli hakkını
Tek ayakla yürümek zordur doğrusu,
Ey benim iyimser hallerim
Kendimi kandırmalarım
Gülüp geçmelerim
Hayal dünyasındaki hayallerim
Ey benim sevgi dolu yüreğim
Doğdun ey oğul, oldun can parem
Sevdim, gözettim, gözümden kıymetliydin
Sen yersen, ben doydum
Vatanı bekleyen er gibi, hastaysan nöbetteydim
Asker ettim, ağardı saçlarım
bazen sapsarı ezan çiçekleriyle uyandıransın
Altın tozlarından eşsiz şekiller sunansın
İnsanlığın gözü dönmüş, hırs bürümüş,faiz ile besleniyor
Hak, Adalet mahşere kaldı, çıkarı yoksa, selam bile vermiyor
Faize boğulan insanlık, cin çarpmışa dönüyor,
Gökten boşuna yağmıyor, belalar




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!