İki bin on iki senesiydi, tam anlamıyla dağın başı
Kar hilafsız diz boyu, köyün elektrik direği yıkılmıştı
Dağlara sor beni bahçelere bağlara sor
Güllere, mor salkımlara, hanımelerine sor
Nasıl ağladığımı onlar bilir
Dağların kızıyım ben, dağlara yaslandım
Otuz üç omurgamı tespih yaptım çekerim
Dağlar mekanım, orada nefes alırım
Sağ, sağlam, selim ol
Ek biç ye, namerde muhtaç olma
Su akışına göre yolunu buluyor, merak etme
Ne de güzel yaratılmışız
Beynimiz görevimize göre
Tilkiyi dolap beygiri yapabilirimsin?
Cenin'e can verilirken, yazılır kaderi
Yalnızlık bir fırsattır, kendini tanırsın
Ne olduğunu ne olmadığını anlarsın
Sanal alemde tek gerçek Yaratan
Bil ki sen yoksun ki bir şeylerin olsun
Anlamaz, anlayamazsın sen beni
Yarı yaşımdasın daha, benim yaşıma gelmedin ki
Yaşamayınca öğrenemiyor, insanoğlu
Çoktan, olmuş bitmiş emirler, verilmiş
Çark dönüyor
Dünya değirmeni, insan öğütüyor
Hanlar, Saraylar, Şatolar
Öyle kolay değil, Dünya okulundan, mezun olmak
Acılar, dertler ateştir, yanmak pişmek gerek
Hiçbir şeye bağlanma, zordur ayrılmak




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!