Babamı, bir atlıkarınca şenliğinde kaybettim.
Annem kuşluk vakti getirdi gözyaşından öğünümüzü.
Babam, bir gölgeden ibaret kaldı aklımda.
Değişen mevsimler susmayı öğretti bana.
Annem dövünerek serdi yaldızlı döşeğini
Ağıt ağacının altına.
Dönülmez akşamın ufkundayız.Vakit çok geç;
Bu son fasıldır ey ömrüm nasıl geçersen geç!
Cihana bir daha gelmek hayal edilse bile,
Avunmak istemeyiz öyle bir teselliyle.
Geniş kanatları boşlukta simsiyah açılan
Ve arkasında güneş doğmayan büyük kapıdan
Devamını Oku
Bu son fasıldır ey ömrüm nasıl geçersen geç!
Cihana bir daha gelmek hayal edilse bile,
Avunmak istemeyiz öyle bir teselliyle.
Geniş kanatları boşlukta simsiyah açılan
Ve arkasında güneş doğmayan büyük kapıdan




Biz susmayı öğrendik o gün,
Açık kaldı yokluğu her duvarda.
Çivisi düştü duvardaki takvimin,
Ona “geri gel” diyen suskunluğumuz,
!!!
Mehmet Bey, teşekkür ederim.
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta