Sabah yürüyüşümde yolumun üstündeki portakal ağaçları çiçeklerini çoktan dökmüş , küçücük portakalları oluşmuş bile...
İğdeler de çiçeğini çoktan uçurmuş.
Ihlamurlar tam gençlik çağında, her dalı çiçekli... O temizliğin ferahlığını anımsatan kokularıyla sarışın sarışın gülümsüyorlar...(Bana öyle geliyor)
İsterdim ki bir dal koparıp eve getireyim... Ama olmuyor işte. Dünyanın en ferah , ana şefkatini anımsatan kokusuna; iğde çiçeğinden bile fazla alerjim var.
Karşıdan seyrettim uzunca. O rüzgarda salınan iki renkli yaprakları:
Uçları güneşten sararmış saçlarını, yenice yıkamış... Işıl ışıl parlayan bir kız çocuğunu, anımsattı yine bana.... Gülümsedim kendime
İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı
Önce hafiften bir rüzgar esiyor;
Yavaş yavaş sallanıyor
Yapraklar ağaçlarda;
Uzaklarda, çok uzaklarda,
Sucuların hiç durmayan çıngırakları
Devamını Oku
Önce hafiften bir rüzgar esiyor;
Yavaş yavaş sallanıyor
Yapraklar ağaçlarda;
Uzaklarda, çok uzaklarda,
Sucuların hiç durmayan çıngırakları



