Yakın sebeplerle ışıklar giyinmiş, billurlaşan zamanın
konukları, yücenin görkemiyle her dokuya sinmiş, ağır
gelecek de tahtlar kurar, bahtlar yıkarken, birden açılan
kapılardan geçen parıltılar sönerken, havaya karışan
ulaşılmamış dorukların saklı kıvrımları, kendini açık eder.
Zihinleri yakan bir karşı duruş, yüzlerde uzaklaşan, giderek solan bir umut, görünmez olur.
Sende; ben, kutba giden bir geminin sergüzeştini,
Sende; ben, kumarbaz macerasını keşiflerin,
Sende uzaklığı,
Sende; ben, imkansızlığı seviyorum.
Güneşli bir ormana dalar gibi dalmak gözlerine
Devamını Oku
Sende; ben, kumarbaz macerasını keşiflerin,
Sende uzaklığı,
Sende; ben, imkansızlığı seviyorum.
Güneşli bir ormana dalar gibi dalmak gözlerine



