“At vuruldu”, “at vuruldu”… anlamsız kaldı çaba, anlamsız kaldı nefes
“At vuruldu”… ölen bendim
Ayrılmamalıydık, ayrılmamalıydık diyordu içim gökyüzüne bakarken,
bu zulümdü ve çok fazla oldu
Seni almaları sana zulümdü, seni almaları bana zulümdü, firavunlar karar veriyordu hakkımızda, Yusuf gibi ikimiz ayrı kuyularda.
sen daha çok masumdun, suçsuzdun, kelimelerin yoktu kendini savunacak olan biteni anlayacak ve kader beni aştı, çünkü themis görünümlü firavunlar karar veriyordu hakkımızda,
Gel; n'olursun, içimde umûdum tükenmeden!
Gel; bak bu kahrım beni, mağlûb edip yenmeden!
Gel diyorum, gel artık; son bulsun ızdırâbım!
Gel de yüzler süreyim; kıblegâhım, mihrâbım! ..
Devamını Oku
Gel; bak bu kahrım beni, mağlûb edip yenmeden!
Gel diyorum, gel artık; son bulsun ızdırâbım!
Gel de yüzler süreyim; kıblegâhım, mihrâbım! ..



