Ey övgülerin sahibi, kâinatın her nefesiyle yüceltilen ulu Hamîd,
Rızkı bir şükür sofrası gibi seren, mülkünde her an övülen Hamîd!
Senin hamdinle parlar her zerre, her nimet isminle dillenir,
Sana hamd eden her muhtaç gönül, Senin azametinle yenilenir.
Yâ Hamîd! "Allah!" Yâ Hamîd! "Hû!"
Sensin rızka kefil olup, "Hamd ancak Banadır" diye hükmeden,
Kudret sofrasıyla darlıkları, en şükür dolu bolluklara erdiren.
Mahmûd-u Mutlak’sın, izzet Sendedir,
Senin hamd ile verdiğin her lokma, en emin ve kutlu bendedir.
Nankörlüğün ve gafletin karanlığından, Senin ebedi nuruna al bizi,
Hamîd isminle rızıklandır, şükrünle mühürle kalbimizi.
Yedi kat gök Senin hamdinle döner, yerin her bir çiçeği Seni tesbih eder,
Senin kefilliğin altında her canlı, Senin azametinle menzile gider.
Senin ulu ve övülmüş lütfundan gelir, o tertemiz ve kutlu lokma,
Bizi nankör nefsin darlığına, şükürsüzlüğün karanlığına bırakma.
Övülen Sensin...
Hamd Sanadır...
Bizi katındaki o en şerefli ve bereketli rızıklarla ağırla Yâ Hamîd...
Ya Hamîd... Ya Hamîd... Allah...
Afşin DualıKayıt Tarihi : 31.03.2026 13:12:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!