Ve fırtına koptu... Bir patlamayla, büyük bir felaketle değil; küçük küçük, eksile eksile gittin. Bir piyanistin parmaklarını, bir ressamın gözlerini feda etmesi gibi, sessizce çekildin hayatımdan. Şimdi elimde mahçup duyguların, o kırılgan kırıkların fotoğrafı var yalnızca. Bakıyorum yüzüne... Doğru cevabı olmayan, yarım kalmaya mahkûm bir sınavın tam ortasındayım. Sen yoksun ya; artık yeşeren mısır püskülleri de, çiçek açan o badem ağaçları da yabancı bana. Senin olmadığın her bahar, edepsiz ve yabancı göründü gözüme. Doğanın bu uyanışı, benim içimdeki kışa karşı işlenmiş bir suç gibi şimdi... Gittin. Ve sensiz gelen her mevsim, her zamankinden daha sert, daha amansız artık..."
Bir şehrin urgan satılan çarşıları kenevir
kandil geceleri bir şehrin buhur kokmuyorsa
yağmurdan sonra sokaklar ortadan kalkmıyorsa
o şehirden öcalmanın vakti gelmiş demektir
Duygular paketlenmiş, tecime elverişli
Devamını Oku
kandil geceleri bir şehrin buhur kokmuyorsa
yağmurdan sonra sokaklar ortadan kalkmıyorsa
o şehirden öcalmanın vakti gelmiş demektir
Duygular paketlenmiş, tecime elverişli




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta