Haslet pazarında çehreler asık
Yaslı gönüllerde kederden izler...
Müsbete ragbet yok, satışlar kesik
Haslet pazarında gülmüyor yüzler.
Tevâzû yanında erdem bedava
Yine de açmıyor, kasvetli hava
Kalpler paramparça tutmuyor sıva
Haslet pazarında gülmüyor yüzler.
Onurun incisi toz ile kaplı
Vefanın sırtına yivli ok saplı
Dürüstlük arayan "ahmak" lâkaplı
Haslet pazarında gülmüyor yüzler.
Nezâket, letâfet en alt köşede
Hoşgörü hapsolmuş küçük şişede
Nice gözler gördüm; hep endişede
Haslet pazarında gülmüyor yüzler.
Yok satar sandığım tebessüm bile
Hasretti âdetâ bir tatlı dile
Eksiğim çok geldi, almadı file
Haslet pazarında gülmüyor yüzler.
Ne gerek yemeğe, aç değil toksan
Âmâ ne görecek lambayı yaksan
Bir tek ben kalmışım edebi noksan
Haslet pazarında gülmüyor yüzler.
Arsız dükkanında kura, sıra var
Kin, nefret alana, üste para var!
Duymadık demeyin, büyük yara var
Haslet pazarında gülmüyor yüzler.
Ey Yolcu! Kulak ver, sanma meyyitsin!
Hâlâ mı vaktin yok, nâmüsâitsin?
Bir tefekkür et de şu gaflet bitsin!
Dua dil, tövbe el bekliyor cok mu?
Ölüm var, kabir dar! Eksigin yok mu?
Kayıt Tarihi : 21.01.2015 22:42:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!