(((ABD ordusunda 10 binlerce sapık...
ABD'de son 10 yılda yaklaşık 10 bin 'homoseksüel' ve 'lezbiyen'in ordudan ihraç edildiği ve bunun orduya maliyetinin yaklaşık 200 milyon dolar olduğu bildirildi. ABD hükümetinin yaptığı bir araştırmaya göre, ordudan 1993-2004 yılları arasında atılan 9 bin 488 sapık askerin yüzde 8'i önemli görevlerde bulunuyordu. Bu askerlerin yüzde 3'ünün ihtiyaç duyulan yabancı dilleri konuşabildiği belirtiliyor. Araştırmada, bu askerlerin eğitimi ve atılan askerlerin yerine asker alınması için yaklaşık 200 milyon dolar harcandığı kaydedildi. Araştırmaya göre, eşcinsel askerlerin yerine asker alımı için ABD deniz kuvvetleri 48.8 milyon dolar, hava kuvvetleri 16.6 milyon dolar, kara kuvvetleri de 28.7 milyon dolar harcadı. Ordudan atılan 9 bin 488 sapık askerin yüzde 73'ünün homoseksüel, yüzde 27'sinin lezbiyen olduğu belirtiliyor.)))
SAPIKLARIN TATMİNİ
Nedir bilir misin bu istila ordusu?
Define arayan, nasıl olurmuş gör;
Eline geçirmiş, küçük bir dedektör,
O bulacak sanki, herkesin gözü kör,
Hayalinde daim, define sandığı.
Yirmibeş yıl olmuş, çalış babam çalış,
Ölüm bir emirledir ki,
En Yüksek’ten, sessiz olun!
Haksızlıklar karşısında,
En yüksekten ses, siz olun! ..
16.09.2006
Şu ceketler var ya, hepsi sır doludur,
Sır küpü denilen, eminim ki budur.
Kimisi saklar bir güzel pırlantayı,
Değerini ölçmek için yetmez sayı.
Soyadı KIRÇ kendi bölük komutanı,
Her ere derdi ki;
..................................-Beni iyi tanı,
Soyadımı yanlış söyleme yakarım!
Bana lakap takma, çok fena takarım!
Daim böyle derdi, yolda gördüğüne,
Bir ülke düşünün, mesela 'Sömürye'
Amerika azmetmişse sömürmeye,
Hemen gönderir çok yumuşak bir mesaj.
Tüketimi azdırmak gerekir önce,
Faizli borç 'yardım' olur Sömüryece
-Gel arkadaşım gel, kuralım kantarı,
Çıkaralım üstüne şu insanları.
Dinimizin koyduğu ölçüler açık,
Görünsün, herbirinin tartı tutarı
-Bu adama göre dinler bir hurafe,
Hayat otobanında kocaman yazı:
Kapılmamak için felaket seline,
Bulunacak üç takometre cihazı!
Takılıp, eline diline beline...
(İstanbul:30.05.2005)
Kızgın güneş altında ıssız çöle düştüm,
Boşver güneşi, özlemim onun busesi.
Kulağımda yankılanır bin bir çeşit ses;
Hepsinden baskın, onun kalpdeki şu sesi.
Kimi para sesini tercih eder, lakin
Onun sesi bana, kızgın çölde su sesi.
Her nimeti bize vermiştir yığınla,
Şükretmek borcundur dünya varlığınla,
Tesbih et durmadan iki dudağınla,
Sübhanallah deyip de otuzüç kere.
İkiye ayrılmış, önümüzde yollar,




-
İs Âr
-
Tuna Öztürk/büyükadalı
-
Ramazan Karimiş
Tüm YorumlarEkrem ŞAMA.......
anlatılmaz, yazılmaz,
yalnızca tanımak gerekir.....!
tam bir İstanbul Beyefendisi...
çok üzüldüm yapanı kınıyorum siz kimin yaptığını biliyorsunuzdur çok terbiyesizce bir şey
Nasıl anlatmak gerekir biliyorum şair Ekrem Hoca'yı...Nasıl uyandırmak gerekir uyuyan kelimeleri...Yüreği kayı,yüreği sanki mazide çınar...Sanki vatan için ölmüş hala vatan için yanar...İsterdim her şeyden çok onun gibi olmak...Yürü desen dağları aşar...Ağla desen yatağına sığmaz taşar...
Gıpt ...