Zaman gerçek zaman
İnsan nankör insan
Huzura bir ferman
Bulasım var gönül
Ne başka bir çağa
bildiklerim kördür benim
duyduklarım sağır
bilmediklerimde ağırdır bedenim
taşıyamam kütlesi olanları
olanca karışmış dünya bilgisinin
Vicdansızı görüp yazdım de hemen
Vefasıza mürekkep bulamadım
Her şeyin usûlü âdâbı varken
Vefasıza bir meşrep bulamadım
Darlandım da dost gibi sabır buldum
Gurbet deryasına girdim gireli
Gördüğüm gök, aldığım yol yabancı
Sır meydanında sırlar hep hileli
Vardığım bağ, sevdiğim gül yabancı
dalarım bazen seyrine havanın
sırtüstü uzanıp güzel bir zemine
renkleri ve kokuları yaratanın
güzelliği neye gizlediğine
gözlerimdir bakan yukarıya
Eski bir dost selamını, yürekten
Arayacaksın yıllar, yıllar sonra
Kum saatinden son kumlar düşerken
Ağlayacaksın yıllar, yıllar sonra
Duysalar da duymayacaklar seni
Işık gibi durmaksızın akan bir yolculuk
İçinde yüzüyoruz masumca, çoluk çocuk
Hem zalimiz, nankör ve aciz. Neylesin bizi
Bir küçücük noktada bulduğumuz sonsuzluk
İnsan zerreler zerresi, bir akıllı mahluk
Rıhtımdaki yaşlı adama.
Geçti zamanı gönül, rıhtımdaki şarkının
Bir gizli feryada şahidim öz ruhum gibi
Ne duysam ızdırap ne söylesem hazan yeli
Geçti zamanı gönül, rıhtımdaki şarkının




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!