Küçüktüm
Daha da küçüktüm
Tek eğlencemdi uçurtmam
Sokaklar ve boş araziler boyunca
Peşi sıra ha koşar ha yürürdüm
Tuttum o dem aşk elinden
Çöle vardım, güneş yitti
Duydukça Kudüs sızısın
Küfre attığım taş bitti
Eğlenceye daldı millet
Sinemi derdime mezar eyledim
Bahar gelmiş, gelmemiş, ne bileyim
Hüznümü susup da göğe söyledim
Dağlar duymuş, duymamış, ne bileyim
Maverada kaybolsa şu masiva
Orada hep
Sırra Serdar
Ser var, Sır var
Hakk'a feda
Er var, Mîr var
Gezdim illerini yalan dünyanın
Toprak toprak insan, insan okudum
Her gün o meşhur rüyanın içinde
Toprak olmuş nice sultan okudum
Ötede, ağaçlar altında bir ozan
Nasıl da eriyor elinde saz
Sular üstünde nasıl duruyor bu an
Balık, kuğu, kuş ve kaz
Bu yanda eskiden kalma kümbetler
Geçti gençlik, vefa etmedi başıma
Hüsrandan payımı, aldım yürüyorum
İşte bir akşamüstü, doydum yaşıma
Hicrandan payımı, aldım yürüyorum
Ey merhamet merhamet, âsûde misin
Şu eşyada ne var
Ne var tabiatta
İnsan ki.. Ne arar
Koca kâinatta
Sarp yokuşlardayız
Acımasız sessizlik içinde o ilk muhit
Karanlığı aydınlatan ilk ahit bizdedir
Kutbun yüksek uygarlığı, o şuurlu devlet
O muazzam refah, o eski cennet bizdedir




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!