Sadece biz değil, bir çok az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler ekonomik kriz ile boğuşuyor. Biz de Türkiye olarak enflasyon ile devalüasyon ile yıllardır iç içe yaşıyoruz. 2001 Yılında ki kitap atma krizinden sonra, bir takım iyileşmeler olsa da, dar gelirliler, asgari ücret ile geçinenler, orta direk dediğimiz memur ve esnaf kesiminin yine de pek rahata erdiği söylenemez...
Eski zamanlarda vatandaşım, dolar, çeyrek altın, euro ne bulursa biriktirirdi, yastık altına atardı, şimdilerde ise milletin alım gücü ve gelir düzeyi düştüğü için, yastık altını pek de kullanan yok, yok da tabi bu duruma da kıllananlar var... Kim onlar, hepimizin baş belası arsız ve de hırsız vatandaşlar. Girdikleri evlerde bir şey bulamayınca isyan ediyorlar adamlar. ''Eskiden böyle miydi, orta direklerin evine bile girsek üç beş bilezik ya da çeyrek yarım altın, para pul ne bulursak alırdık. Şimdilerde orta direk evlerinde sadece tabak çanak var.'' onlar bizde de var, diyerek isyanlarını belirtiyorlar...
Rezidans türü evlerde yaşayanlar tabi biraz daha şanslı, çünkü o evlerin zaten yirmi dört saat bekleyenleri ve güvenlik görevlileri var. Öyle ha deyince çat kapı giremezsiniz oralara... Büyük hırsızlar eskiden banka soyarlar idi, şimdi o da zor her bankada iki üç tane hem de silahlı güvenlik görevlisi var.
Denizler ortasında bak yelkensiz bıraktın,
Öylesine yıktın ki bütün inançlarımı;
Beni bensiz bıraktın; beni sensiz bıraktın.
Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta