kötülüğün saltanatında
gümbür gümbür zamane oyun havaları
gece kuşlarının bölük pörçük ötüşlerindeyse
iyicil insanlığın travmatik sancıları
ziyanım
ağla! beni
ağla! turnam
özgürleşmemiş bulutların yeşermemiş ağaçların
çiçeklenemeyen baharların yükü fırtına kısrağında
dünya sen kiminle cebelleşiyorsun
imtina edilmiş dertlerin çetelesini
hangi rüzgâra bağlayıp
bizi kandırıyorsun
ziyanım
ağla! beni
ağla! turnam
yedi kat göğün yedi kat cennetin sırlarını saklayan
göğün perdelerini aralayan göbeği şişkin kasırgalar
umut var mı insanlığın tekrar filizlenmesine
geleceğin yol haritasını yüzümüze çizen kahpe kötülük
karanlığa ömrümüze peşkeş çekmekten
söyle
ne zaman vazgeçeceksin kem felek
haberin var mı ruhsuz zaman
söylesene ürküntünün şelalesi ne zaman kuruyacak
düzlüğe çıkacak yönlerin barikatı ne zaman yıkılacak
geleceğin umutlu mutlu vadisinin
kayıp anahtarı gizli kapının ardında
çakalların pusu kurduğu ormanlarda
yılanların gömlek değiştirdiği
çağlarda
ziyanım
ağla! beni
ağla! turnam
yağmur ne zaman yağar güneş ne zaman doğar
fırtına ne zaman diner gökkuşağı ne zaman açar
tarçın ıtır kokulu patikalara
yol ne zaman
açılır
umut nerde turnam
gel kanatlarını ser yolumuza düştük
bizi bulutların kurşun yüklü çatal ağızlı eşiğinden çek al!
kalbimizde çürümüş et burnumuzda kurumuş zakkum etheri
uçurumlardan tepetaklak düştük
ziyanım
ağla! beni
ağla! turnam
uzat ellerini
çek al! sırtımızdan
ekin pası gümüş saplı hançerleri
1201202622:27
Kayıt Tarihi : 5.3.2026 17:58:00
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!