SIDDET`in ayrisiz gayrisiz toplamda tümüdür, tipki iyiligi güzellestiren yaklasim , niyet, amac, yol, yöntem, prova, metod, alistirma, düzenleme, donatma, gayret, caba , program ve egilimler gibi birini yasal mesru reva gördügünde hekese ve herseye karsi ayni tutum ve davranislarda bulunan kaniksanmis aliskanliklar toplaminin tümüne hükmetmeden tavir ve tutum sergileyen egilimler gösterir. Insana karsi nasil inanc tutum davranis niyet aaliskanli yaklasim karakter kisilik tasiyorsa , dogaya, tarihsel mirasa, cevreye, kültüre, hukuka, egitime, irmaga, ormana , hayvana, ihtiyara, gence, kadina ,ülkeye, insanliga, cocuga, toplumsal degerlere, yeralti ve yerüstü dünya varlik ve zenginliklerine ve canli cansiz her seye karsi da egitilip ögrenerek kazandigi aliskanliklar egiliminin benzer aynisindan olacaktir. ….
Siddet ilk sira listesinde yikim ve yagmalarla beslenerek tüm kokusmus cürümüslüklere sebep hesap kitaptan ötürüdür ki...
Ihmaller ve kendini uzaktan seyretmeye terkedilmis kayitsiz duyarsizligin sonucu olarak hic bir uyarici bildirime cevam vermemekten kaynakli kanserli hücreler bilindigi üzere zayifini kolladiklari firsatciliktan saglikli doku, olusum ve organlarin yapisal özelliklerinine yuvalanip KENDiLESEREK, tanimlanmasi, teshisi, telafisi ve bas edilmesi oldukca eziyetli sürecler gerektiren maskelendikleri sinsi KAMUFLAJLARLA ölümü gerceklestirilecek olan bünyenin her tarafina yayiilip kök salarak hic bir bagisiklik ve direnc gösterisinde bulunamamaya kendini teslim etmisligi cöreklenip kapladiktan sonra sömürdügü ve yikimina sebep oldugu yasam sahibine son verir. Kisilerde bu böyle oldugu gibi evliliklerde de böyledir. Dostluklarda böyledir. Sosyal bagi olan her türlü yapilanmalarda böyledir. Toplumlarda böyledir. Ülkelerde bu hayati gercekligün ölcüsü ve mercegi hep böyledir.
Emperyal ve yayilmaci KANSOREJEN cesitlisi Neo Liberal merkezlerde icerde biriken sorunlarini beden ve bünyelerini sömürdükleri DISARI cografyalara ve ülkelere yerel tetikcileri ve kullanisli seckin kuklalari araciligiyla atip bosaltarak sömürü sisteminin carkini cevrimini isletirlerken, oraya yönetmede YETKiLI kisi yahut parti örgütü aslinda gündemin getirisine göre yontularak orta yere konulan ve SOYGUN SÖMÜRÜ ilahlari olan asli gücün arkaladigi destekle siyasi figürandan baska hic bir sey degildir.
Bunun karbon kagidiyla kopyalanmis hali bizim gibi YARI SÖMRGELERE ayni yapisal özellikte BOP makinasindan cikmis haliyle tezgah edilip raf ömrüne göre tedavüe konulur.
Bu yüzden ALKOL komasinindan firar ederek sapur supur yalpalar yapan etkisiyle yasayan Georg DABULYU JUNiOR BUSH, esamesinin kisiligine ve kimligine bakilmaksizin babasindan siyasi devre mülk mirasiyla aldigi donatilmis denekligini sinirsiz sömürü yayilmaciligina ve en vahsi kapitalist YERYÜZÜ KAYNAKLARINA capulculuk etmeye sekil yapmak icin ikiz KULELERLERi vurdurtan kukla sandigindan cikartilan oyunla son model HACLI SEFERCiSi ilan edildi.
Babasi Kutalmis`in Alparslan`la girdigi taht mücadelesinde hayatini yitirip kaybedince Urfa civarlarina sürgüne yollanaan KUTALMIS OGLU Süleyman Sah`ìn kurdugu ( Ertugrul Gazi`nin Babasi Süleyman Sah degil) Anadolu Selcuklusu`nun sürekli yeni yurt arayisina sancili, kesfedici, bagisiklik ve direnc saglayici binli yillarin etrafinda ve Alp Arslan`in ölümünden sonraki tarihi devamliliga yük sarildi, kutlu yol belleniildi, yüreklilik gösterilldi ve oradan bugünlerin Türkiye`sine varildi. Yasadikca akil fikir sorumluluk vicdan özveri dayanisma paylasma emek zahmet cesaret atilganlik onur dil kültür bellek birikimler zenginliginin etkin hesabiyla ve itibari sayesinde yeniyi zapteden ilmin yolu ve yordami kazanildi. Kazanilan degere dönük sayisiz BIZANS ATAKLARINA ve HACLI SEFERLERi`ne karsi Danismendliler ve Ikinci Kilicarslan`larla Dinar`la Sancakli arasindaki tarihi kilit noktasinda MIRKELAFON ikinci Malazgirt olarak Tarihi kayitlarimiza gecti. Ücüncüsüyse Osmanli`yla baslamayan, osmanliyla bitmeyen tarihsel köklerimizi taaaa Iskit`ten, Hunlar`dan Mete`den, Oguz`dan Osmanli dahil Kurtulus Savasi Ergenekonu`nu kesintisiz bir devamlilikla Mustafa Kemal Atatürk`lü Türkiye Cumhuriyetimizdir.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta