Seyr-ü sefadayım gözlerinden çalınmış mavi bir gökyüzünün altında İstanbul’u.
Mekan aynı mekan, aylar sonra ilk kez gitmeye cesaret edebildiğim.
Elimde yine bir kadeh yakut,
Boğazımdan geçen her yudum, yeni bir cümle sana dair.
Yoksun diye isyanım dalgalar arasından göz kırpan kız kulesine.
Hatırlar mısın ekimin son günleriydi.
İnsan bu, su misali, kıvrım kıvrım akar ya;
Bir yanda akan benim, öbür yanda Sakarya.
Su iner yokuşlardan, hep basamak basamak;
Benimse alın yazım, yokuşlarda susamak.
Her şey akar, su, tarih, yıldız, insan ve fikir;
Oluklar çift; birinden nur akar; birinden kir.
Devamını Oku
Bir yanda akan benim, öbür yanda Sakarya.
Su iner yokuşlardan, hep basamak basamak;
Benimse alın yazım, yokuşlarda susamak.
Her şey akar, su, tarih, yıldız, insan ve fikir;
Oluklar çift; birinden nur akar; birinden kir.




Özünde şiirsel pırıltıları taşısa da çok dağınık ve düzyazıya yenik düşmüş bir şiir.
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta