Gözümüzden akan yaşa bakmadan
Başımıza çorap ördü ekâbir
Kendisini hiç bir riske sokmadan
Çalışanı hakir gördü ekâbir
Tavşan tutan tazıları tutarak
Pasta gibi bölüp bölüp satarak
aşkımız bir gün uçup giderse aramızdan sevgilim
sırt çantalı bir duman gibibir melekle çarpışan kelebeğin kanadından dökülen toz
bir çağlayanda sürüklenen bir dal parçası gibi
istemediğimiz yerlere giderse aşkımız sevgilim yalnızca kanatlarına güven
kendi yarattığımız boşluğun ucunda sıkı sıkı tuttuğumuz bir kapı koludur yaşam
ve aşk, en derin kuyumuza düşen keman yürüdüğümüz yollar daralırken
Devamını Oku
sırt çantalı bir duman gibibir melekle çarpışan kelebeğin kanadından dökülen toz
bir çağlayanda sürüklenen bir dal parçası gibi
istemediğimiz yerlere giderse aşkımız sevgilim yalnızca kanatlarına güven
kendi yarattığımız boşluğun ucunda sıkı sıkı tuttuğumuz bir kapı koludur yaşam
ve aşk, en derin kuyumuza düşen keman yürüdüğümüz yollar daralırken




Bu atıflarınız milli şeflik dönemine ve hortumcuların harman olup bankaları boşalttıkları acip döneme olsa gerek? Şimdiler de ekabir daha insaflı ve vicdanlı davranıyor! Bir asr-ı saadet dönemini yaşatıp yansıtmasalar da ehven-i şer kıstaslarına muvafık bir tarzı tatbik ediyorlar!
Buna da şükür! ya daha önce ki yalayutçuların ellerine kalsaydık halimiz ne olur du bir düşünün!
Hayırlı çalışmalar.
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta