Gülistan içinde bülbül, derdi gülleri,
Düşmezse ehl-i rüzgâra, bağda kaybolur.
Karanlık gecede parlar, lalîn cevheri,
Düşmezse ehl-i sarrafa, dağda kaybolur.
Hakikat sözünü söyler, irfan dilleri,
Düşmezse ehl-i ademe, yolda kaybolur.
Gönülden dökülen yaşlar, aşkın selleri,
Düşmezse ehl-i dildâra, zorda kaybolur.
Kadir kıymet bilmez nâdan, harcar günleri,
Düşmezse ehl-i irfana, çağda kaybolur.
Sedefte saklanan inci, ummân esrarı,
Düşmezse ehl-i deryâya, sığda kaybolur.
Yazık olup hâra gider, ömür varlığı,
Düşmezse ehl-i pınara, yaşta kaybolur.
Dervişe esbap ne gerek, yanar can hârı,
Düşmezse ehl-i mâşuka, korda kaybolur.
Kayıt Tarihi : 6.06.2026 08:30:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!