Sen bana biraz kader gibi geldin…
Sanki bin yıllık bir duanın
gecikmiş kabulüydün.
Adını içimden her geçirdiğimde
gece başka kararıyor,
yıldızlar başka yanıyordu.
Çünkü insan bazen
birini sevince değil,
onda kendini bulunca ürperirmiş.
Ve sen…
Ruhuma dokunan en eski masal gibiydin.
Bir Ömer Hayyam rubaisinde yarım kalan şarap,
bir Nazım dizesinde sürgüne gönderilmiş hasret,
bir Sebahattin Ali gecesinde
sessizce üşüyen yalnızlık gibi…
Eğer aşk buysa,
ben senden önce hiç sevmemişim.
Çünkü seninle birlikte
zaman bile başka akıyor içimde.
Sesin değince sustu bütün kavgalarım,
bakışın değince
içimde yıllardır kapanmayan yaralar
çiçek açmayı öğrendi.
Şimdi tek korkum şu:
Bir gün gözlerin giderse bu dünyadan,
ben hangi göğe bakıp yaşayacağım?
O yüzden ne olur…
Kal biraz daha.
Eksilme hayatımdan.
Çünkü ben seni
bir ömür sevmek için değil,
sende tamamlanmak için sevdim.
Kayıt Tarihi : 8.06.2026 08:30:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!