Ne kadar yürürsen yürü
Fark etmez
Çıkmaz sokak bir yere çıkmaz
Ne kadar ağlarsan ağla
Fark etmez
Gönül kapıldı mı bir kere
Ne söz dinler ne de nasihat
Katar önüne sürükler
Gönlün kulağı yok, duymaz
Ağzı yok, konuşmaz
Hastalandığımda,
Annem gelir aklıma,
Otlu peynir ve çörek kokusu yayılır burnuma.
İrkilirim, sağıma soluma bakarım,
Meğerse gerçekmiş kabuslarım,
-Hiç mi anlamadın?
-Hayır abi
-Gözünle de görmedin mi?
-Gerçek gibiydi abi, tam ulaştım sanıyorsun ama yok oluyor
-Amma salakmışsın be oğlum
-Niye abi?
İyi gün dostu
Koyundandır postu
Her şey iyiyken
Dolanır boynuna
İşler kötüleşirken
Bazen kaçak hayaller kuruyorum
Seninle bahar dalları arasında yürüyorum
Şöminenin karşısında gözlerine dalıyorum
Kadeh tokuşturup aşkımıza içiyorum
Sonra, birden
Sen benim vazgeçtiğim
Çok sevdiğim
Pes ettiğim
Bırakamadığım
Terk ettiğim
Ayrı kalamadığım
Keşke, hiç tanımasaydım seni,
Hiç tutmasaydım, soğuk ellerinden,
Sarmasaydım, kırılgan, zarif belini,
Keşke, ah! keşke, hiç tanımasaydım seni,
Duymasaydım, bana her şeyi unutturan sesini,
Mahallemiz vardı bizim.
Misket oynamaktan soyulan baş parmaklarımızla parmak güreşi yaptığımız.
Arı yuvasına çomak sokup ardımızdan çılgınca saldıran arılardan kaçarken düşüp dizimizi yaraladığımız.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!