EFSANEVİ AŞK
Ben, Torosların zirvesinde,
Güneşe hasret kardelen.
Sen kardeleni bekleyen güneş
Ben,Akdeniz'de yaşayan bir deniz kızı
Sen ona yakamoz gönderen şimal yıldızı
Kekik kokulu rüzgarlar tararken saçlarımı
Denizini arayan martılar gibi çığlık çığlığa,
Beklerken yedi iklim dört mevsim gelişini
Bilmez misin ki,
Seni en iyi ben bilir, en güzel ben severim
Tahir'sen Zühre olurum ,Ferhat'san Şirin
Daha nasıl anlatılır bir sevda
Sen bana Mecnunsun ben sana Leyla .
Hasretin sarkacında sallanırken yüreğimiz
Gün geceye koşarken soluk soluğa
Yalnız seni alırım rüyalarıma.
İşte o anda,
Uçsuz bucaksız bir aşkın göğsünde,
Kafesinden çıkmak için çırpınırken yüreğim
Hayatın dar ağacında sallanırken sevdamız
Ölüp gitmeden sessizce,
Gel de kaldır üstümüzdeki enkazı
Gel de bitir gönlümüzdeki ayazı
Zamanın susup durduğu o ince çizgide,
Ne kalem yorulur ne de biter bu hece.
Adımız kazınırsa bir gün kadim bir taşa,
Yazar bütün şiirler bu efsanevi aşkı.
Destan olup okunur dilden dile gizlice.
MELAHAT ÇETİNKAYA
Kayıt Tarihi : 4.04.2026 03:55:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!