Her geçmiş dediğin,
ölüm değil mi Efrosina...
Hem,
daha kaç kez devşireceğim bu yüzü...
sözü edilmez bir buruşukluk,
kurutur beni Efrosina.
Biliyorsun,
bu halimle pek yaşamam.
ikincil bir önerme olabilme ihtimalinde.
öyle kararmış bir yükümlülükte.
Hem,
her şey ne kadar yaşar Efrosina?
........................
........................
........................
........................
II
Olağanlığın zamanıydı,
içimdeki süngü eridi.
ne yollardan ne de yıllardan
geçecek cesaretim yok Efrosina.
Hem,
kaç mayın patlar topraksızlığımda..
Uyandırılmış açlığı kan bulayacak.
yarı tunç yarı tutkusuz
esmer ve yarı çıplak bir gecede.
........................
........................
........................
........................
III
güz büyüdü,
ölüm yaşama dönüştü...
süngülerden geçilen her yol,
çizilen bir atlasın,
gölgesine kuruldu.
yağmurlarla dolmuş sarnıçlar,
kurudu Efrosina.
ne yılgın ne yeşil
ne de yeminli zehir,
hangi günahı ödetir.
Hem,
açlığım diri sığlığın tunç çağında
dilerken kana bulanmış dudaklarını.
piomente,
henüz siyahtır Efrosina.
........................
........................
........................
........................
Kayıt Tarihi : 6.01.2020 23:48:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!