Biz gözünün yaşı hiç dinmeyen bu ülkenin, şimdilerde ellili yaşları geçmiş ak saçlı çocuklarıyız. Dereler çağıldamadan akıyor bu gün, kuşlar suskun, aşığın sazının sesi kısılmış. Kara, kara bulutlar dolaşıyor ülkemin üzerinde, bunlar bildiğimiz bereket, yağmur bulutları değil.
Cumhuriyet bayramındaki gürbüz, yüzleri gülen, rengarenk elbiseleriyle resmi geçit den geçen çocuklar yok, onların yerine tabutlar geçiyor, içlerinde gencecik insanların bedenlerini taşıyan, o gençlik türkülerini söyletmeyen bir el aldı onları analarının o şefkat dolu, sıcak kucağından.
Artık mavi değil o gökyüzü, mavi değil deniz, Ekmekler tuz kokuyor, türkü söyleyip, Kara denizin çılgın dalgaları gibi horon tepecek gençlerin parçalanmış bedenleri, bir konfeti gibi dağılmış etrafa.
Toplayıp heybemi gitmek istiyorum, bu gözü yaşlı ülkeden, ama nereye, babamın, anamın, sevdiklerimin mezar taşları, adına şiirler yazdığım, o nehirler o martılar sormaz mı bana nereye diye.
Nerdesiniz çocukluğumdaki hayallerim, hadi tekrar gelin o derin düşlerime, umutlanalım hep birlikte, kim ki bu ülkeye ihanet ediyor, onları, demirden bir dağ gibi bir bir devirelim, haydi gelin yeşil, kara üzüm gözlü çocuklar,
bu güzel ülkeyi çiçek bahçesine çevirelim…
..
Ordu denince bir an, Kırkpınar ' ı düşlerim,
' Hoca şimdi ne iştir? ... ' demeyin kardeşlerim,
Edirne Kırkpınar ' da, çayırda Mustafa Bük...
Yurdumun her yerinde; beliriyor Atatürk! ...
Beliriyor Atatürk! ...
..
Beni Kırkpınar ağası yapacaksa eğer,
Edirne'den Kars'a kadar uçuracaksa,
Tadı damağımda kalacaksa,
Eskileri günleri bir başkasıyla anacaksa,
Ruhundaki temizlik kampanyasına bende varım...
Bir köprü var uzakta,bir de altından geçen sular,
..
Bin ötüşlü bir kuş yaşar
her insanın içinde
0 ötüşü yansıtmaktır
budurbütün mesele
Şairlik denen sanat
..
Ey Ademoğlu öğünme! ...Gel de Yaratan’ı dinle!
Apaçık tehlikeye atma kendini öyle!
Kibir edip çehreni halkına öyle asma,
Ve sallana sallana cahil gibi yürüme!
Allah der ki, “kibirle başlar üstünden bakan,
Gözlerini saklayan, rüzgâr yokken sallanan,
..
bir bana aç göğsünü
bekleneni bekleyen merhabanım;
bir ben göreyim açan haleyi
yatırıp başımı yastığına
kaşlarını (ç) aldırma
onlar yazıyor şiirlerimi
..
Rabbim senden başka her şey boşmuş
Boşa ayaklarım durmadan koşmuş
..
Halep, Edirne, Nazilli, Rize, İzmir, Konya.
Böyle yazdı adımı Türk telefoncu
bir yanlışlığı önlemek için.
Bense büyük bir yanlışlıktan başka bir şey değilim:
Boşuna uğraştım düşlerde bir zamanlar
bulmak için kendimi bu adı geçen yerlerde.
..
gün karanlıktan yoğrulur
karanlık:günün yorgunluğu
uyandırmak borcumuz
en koyu anında
bir nöbetçi iki yakayı tutamaz
biz arayı bilelim
..
Bir nefesin sarhoşluk bedeli
Ya acıyadır yada mutluluğa
Ufkunda ki bedeller rüzgarlar ile gelse sana
Derleyip toparlaya bilir misin dünyanı
Acı ise,zulüm ise sarhoşluk nefesin
Yanar durursun her nefeste kendinle
Mutluluk ise nefeslerde her zerre
..
sana seni sevdiğimi söylemek
çok pahalıya patladı bana
uğruna canımı bile verebileceğim gülümsemenden
mahrum bıraktın beni...
herşey karşılıklı değil mi?
bak!
ben sana bu gülü veriyorum;
..
Bir dahi eserle tanıştım
Adı Selimiye
Karşımda aydınlık bir yüz
Şefkatli bir çehre
Samimi bir haşmetle
Duruyordu. EDİRNE de
..
Yastığımdaki başa bakıyorum
Hiç tanımamışım
Gözlerine bakıyorum
Bildik vefa yok
Bir ömrü harcamışım uğruna
Dudak büker
Sanki düşman.
..
Alıp götürdün giderken kalan her şeyini benden,
Acımadan kalbimi, yüreğimi, sürükleyip peşinden,
Umutlarımı dağlayıp bırakarak beni sensiz,
Keşke ölsem dedirtecek dertler içinde nefessiz.
Sır olup yittin, beni hapsedip hüzünlü bir aşka,
Sonsuz gönül hıçkırıkları ile bıraktın beni baş başa.
..
dalımda yaprak
yapraklarımda aya
ayalarımda iz
iz yüreğim
yüreğim yaşamana kanar
yerin başımın üstü
sayfalarımda ki çınar...
..
-ıslıklarım beni hep ele verir-
örgülerden izleyen güvercin
yüzümü tanıyordu
adımlarımı sayıyordu
seni düşündüğümü bilmiyordu
..
Edirne'nin ardı bayler
Meriç akar sular çağlar
Eşinden ayrılan ağlar (yanar)
Ay oldu mu mori Dakilom duyuldu(n) mu
Hacıoğlu Mestan gibi vuruldu(n) mu
..
Zulmünün hayrına kurban geceler...
Soluksuz yaşamın hatrı düşler...
kelamım tutuk, dilim ismin heceler,
sanadır bütün suskun yürüyüşler...
sonuna üç nokta konulan sevdalar,
noktanın bitiriciliğine inat yaşarlar...
..
yetmedi bu sevda bize,
sen bana uzun bense kısa...
olamamak bir türlü diz dize,
gönlü boğuyor bir hicranlı yasa...
sen gökyüzüne eriyordun,
ben hep arkanda kalıyordum...
..
Edirne' den Kars' a
Hatay' dan Samsun' a
Sen varsın Atam
Bu vatanın her sathında
Seni görmeyenler kör
Seni duymayan sağır
..



